İhale dönemi bitti ve yeni firma göreve başladı. Siz aynı binaya, aynı işe gelmeye devam ediyorsunuz. Eski firma çıkış kaydınızı vermiş, kıdem tazminatından ise söz etmiyor. Taşeron işçi hakları tam bu noktada tartışma konusu olur ve süreler de bu günden itibaren işler.
Aşağıda önce kayıtların nasıl okunacağı, sonra asıl işverenin sorumluluğu ve kıdemin kimden isteneceği anlatılıyor. Süre tablosu, muvazaa ölçüleri ve kamu ihalelerindeki kadro tartışması bunların ardından geliyor. Her taşeron çalışmasının muvazaalı olmadığı da baştan bilinmelidir.
Alt İşveren Değişince İlk Bakılacak Üç Şey Nelerdir?
Karar vermeden önce üç kontrol yapılır. Bu kontroller hangi adımın hangi sırayla atılacağını belirler.
- Kesintisiz çalışma kaydı. SGK hizmet dökümünde işyerinin aynı kaldığı, yalnız işveren unvanının değiştiği görülebilir. Ara verilen günler ve çıkış tarihi de buradan okunur. Fesih bildirimi her halde yazılı yapılır, elinizdeki belgeyi saklayın.[1]
- İşin niteliği. Alt İşverenlik Yönetmeliği asıl işi, mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan iş olarak tanımlar. Yardımcı iş ise doğrudan üretim organizasyonunun içinde yer almayan ve üretimin zorunlu unsuru olmayan işi anlatır.[2]
- İşverenlerin sırası. Asıl işveren kim, alt işveren kaç kez değişti, son alt işveren kim? İhale dönemlerini ve işe giriş bildirgelerini yan yana koyun.

Asıl İşveren Alt İşveren İşçilerinin Hangi Alacaklarından Sorumludur?
Kanuna göre asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Bu yükümlülükler kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğar.[3] Madde metni mevzuat.gov.tr üzerinden okunabilir.
Sorumluluk yalnız o işyerinde geçen çalışmadan doğan işçilik alacaklarını kapsar. Başka bir işyerindeki çalışma bu hükmün dışında kalır. Birlikte sorumluluk taşeron işçisine iki muhatap verir, alacak hem alt işverene hem asıl işverene yöneltilebilir.
Alt işveren kapanmış ya da ihale sona ermiş olsa da asıl işveren davalı olarak gösterilebilir. İşyeri kapanması halinde alacakların nasıl istendiği işyeri kapanırsa işçi alacakları yazısında anlatılıyor.
Alt İşveren Değişiminde Kıdem Tazminatı Kimden İstenir?
Kıdem hesabında temel kural, aynı işverenin yanında geçen sürelerin esas alınmasıdır. 1475 sayılı Kanunun halen yürürlükte olan 14. maddesi bu hesabı aynı işverenin bir veya değişik işyerlerindeki sürelere bağlar.[4] Alt işveren değişince işveren de değiştiği için asıl tartışma burada başlar.
İşyeri devri hükümleri bu tartışmada devreye girebilir. Hukuki bir işleme dayalı devirde iş sözleşmeleri devralana geçer. Devralan işveren, hizmet süresine bağlı haklarda işçinin ilk işe başladığı tarihi esas alır.[5] Devirden önce doğan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden işveren de sorumludur, ancak bu sorumluluk devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır.[6]
Devir kurallarının ayrıntısı işyeri devri ve hukuki sonuçları yazısında yer alır. Her alt işveren değişiminin devir sayılıp sayılmadığı olaya göre belirlenir. Kıdem tazminatının şartları için kıdem tazminatı nedir yazısına bakılabilir.
Kamu ihalesiyle çalışan taşeron işçileri için ayrı bir kanun hükmü vardır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 62. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamındaki alt işverenlerin işçileri aynı kamu kurumuna ait işyerlerinde aralıksız çalışmışsa, alt işverenler değişse bile toplam çalışma süresi kıdem hesabına esas alınır. Son alt işverenle sözleşmesi kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek biçimde sona erenlerin tazminatı ilgili kamu kurumunca işçinin banka hesabına yatırılır.[7]
Tazminat tutarı her dönem güncellenen sınırlara ve son ücrete bağlıdır. Güncel hesap için kıdem tazminatı hesaplama aracı kullanılabilir.
Alt İşveren Değişiminde Hangi Adım için Hangi Süre Geçerlidir?
İşe iade süreleri, fesih bildiriminin tebliğ edildiği gün işlemeye başlar. Aşağıdaki tablo adımları sırasıyla gösterir. Tutar yerine yalnız süreler yazılmıştır.
| Adım | Süre | Nereye | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İşe iade için arabulucuya başvuru | Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay | Arabuluculuk bürosu | 4857 m.20/1 |
| İşe iade davası | Son tutanağın tarihinden itibaren iki hafta | İş mahkemesi | 4857 m.20/1 |
| Kıdem, ihbar, izin ve ücret alacağı için arabulucuya başvuru | Zamanaşımı dolmadan önce | Arabuluculuk bürosu | 7036 m.3/1 |
| Arabuluculuk görüşmesi | Üç hafta, zorunlu hallerde en çok bir hafta uzatma | Arabulucu | 7036 m.3/10 |
| Zamanaşımının durması | Başvurudan son tutanağa kadar | Arabuluculuk bürosu | 7036 m.3/17 |
| Alacakların zamanaşımı | Beş yıl, alacağın muaccel olmasıyla başlar | İş mahkemesi | 4857 ek m.3, m.32 |
| Önceki alt işverenin devir sorumluluğu | Devir tarihinden itibaren iki yıl | Önceki alt işveren | 4857 m.6/3 |
İşe iade ile kıdem tazminatı ayrı haklardır ve süreleri farklıdır. İşe iade için otuz işçi ve altı ay kıdem gibi ayrı şartlar aranır.[8] Ayrıntılar işe iade davası yazısında anlatılıyor.
Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.[9] Kıdem tazminatı için bu an iş sözleşmesinin sona erdiği andır. Faiz ve zamanaşımı ilişkisi kıdem tazminatı faizi yazısında da anlatılıyor.
Taşeron Çalışması Hangi Hallerde Muvazaa Sayılır?
Her taşeron çalışması muvazaalı değildir. Geçerli bir alt işverenlik için asıl işverenin kendi işçilerinin de bulunması gerekir. Verilen iş yardımcı iş olmalıdır. Asıl iş bölünerek veriliyorsa, verilen bölüm işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle ayrı bir ihtisas gerektiren iş olmalı ve kanunun saydığı bu şartlar birlikte aranmalıdır.[10]
Bu ölçülerin dışına çıkılırsa kanun sonucu açıkça yazar. Asıl işverenin işçilerinin hakları kısıtlanarak alt işveren tarafından çalıştırılmaya devam ettirilmesi ya da daha önce o işyerinde çalışmış kişiyle alt işveren ilişkisi kurulması yasaktır. Aksi halde ilişki muvazaalı kabul edilir ve alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır.[11] Asıl iş de belirtilen istisna dışında bölünerek alt işverenlere verilemez.
Muvazaa şüphesi iş müfettişlerince de incelenir. Rapor işverenlere tebliğ edilirse otuz işgünü içinde iş mahkemesine itiraz edilebilir. Süre içinde itiraz edilmezse ya da mahkeme muvazaalı işlemin tespitini onarsa, alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılır.[12] Yönetmelik metni mevzuat.gov.tr adresinde yayımlanır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bir belediyenin temizlik işi davasında ilişkiyi geçerli buldu. Belediye Kanunu, belediye meclisi kararıyla ve süresi ilk mahalli idareler genel seçimlerini izleyen altıncı ayın sonunu geçmemek üzere temizlik, güvenlik ve yemek hizmetlerinin ihale yoluyla üçüncü kişilere gördürülebilmesine izin verir.[13] Daire bu düzenlemenin 4857 sayılı Kanundaki sınırlamalara istisna getirdiğini belirtti. Asıl işveren yetkililerinin iş sırasında talimat vermesi de tek başına muvazaa göstermez. Daire, muvazaa kabulüne dayanan Bölge Adliye Mahkemesi kararını oybirliğiyle bozdu.[14]
Güvenlik, inşaat, market ve çağrı merkezi çalışanlarının hakları sektörel işçi hakları yazısında anlatılır.
Kamu İhalesinde Çalışan Alt İşveren İşçisi Kadroya Geçebilir mi?
Muvazaa tespit edilse bile kamu kurumlarında sonuç farklıdır. Kanun, kamu ihale mevzuatı çerçevesinde yüklenici aracılığıyla çalıştırılanların bu çalışmalarına dayanarak kurumun kadro veya pozisyonlarına atanmaya hak kazanamayacağını yazar. Aynı hüküm, kurum işçilerine tanınan toplu iş sözleşmesi ve personel mevzuatı kaynaklı mali haklar ile sosyal yardımları da kapsar.[15]
696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK’ye eklenen geçici 23. madde ise istisnai bir geçiş düzenlemesiydi. Madde, 4/12/2017 tarihinde personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında çalışanlara yazılı başvuru üzerine sürekli işçi kadrosuna geçiş imkanı tanıdı. Başvuru için maddenin yürürlüğünden itibaren on gün verildi ve süreç doksan gün içinde sonuçlandırılacaktı.[16]
Metin belirli bir tarihte çalışmayı ve yürürlükten sonra on günlük başvuruyu aradığı için sonradan işe girenleri kapsamaz. Anayasa Mahkemesi 27/12/2023 tarihli kararıyla dava feragati ve sulh şartlarını içeren bentleri iptal etti, ancak tarih şartı metinde durmaktadır.[17] Belediyelerin şirketlerine geçiş için ayrı bir hüküm, geçici 24. madde bulunur. Madde metni mevzuat.gov.tr üzerinde güncel haliyle okunabilir.
Alt İşveren Değiştiğinde Üç Farklı Durumda Süreler Nasıl İşler?
Özel Sektörde Yemekhane Şirketi Değişirse Kıdem Ne Olur?
Bir fabrikanın yemekhane işini yürüten şirket değişir. İşçi aynı mutfakta çalışmaya devam eder, yalnız bordro unvanı farklıdır. Olay işyeri devri niteliğindeyse yeni şirket, hizmet süresine bağlı haklarda işçinin ilk işe başladığı tarihe göre işlem yapar.
İş sözleşmesi bu şekilde sürüyorsa kıdem tazminatını doğuran bir fesih bulunmayabilir. Çıkışın hangi sebeple bildirildiği ayrıca kontrol edilir. Eski şirketin devir öncesi borçlarındaki sorumluluğu devirden sonra iki yıl sürer.
Kamu Kurumunda Üç İhale Dönemi Çalışan İşçi Kıdemini Nasıl İster?
Bir işçi aynı kamu kurumunun işyerinde üç ihale dönemi boyunca, her dönem farklı firmayla çalışmış olsun. Son firma işçiyi haklı bir neden olmadan işten çıkarsın. Bu halde toplam süre kıdem hesabına esas alınır ve tazminat kamu kurumunca ödenir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, bu düzenlemenin son alt işverenin kıdem sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını belirtmiştir. Dava dilekçesinde her iki tarafın birlikte gösterilmesi bu nedenle önem taşır.
Eski İşçisini Alt İşverene Geçiren İşletmede Muvazaa Nasıl Kanıtlanır?
Bir işletme kendi işçilerini alt işveren aracılığıyla çalıştırmaya devam ettirmiş, hakları da daralmış olsun. Burada SGK kayıtları, bordrolar, tanık beyanları ve işyerindeki talimat düzeni birlikte değerlendirilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin incelediği, muvazaa iddiasıyla açılmış bir davada ilk derece mahkemesi işyerinde keşif yapmış, tanıkları dinlemiş ve bilirkişi raporu almıştır. Daire, alt işverene verilen işin asıl işin ayrı bir ihtisas gerektirmeyen bir bölümü olduğunu saptamış ve ilişkiyi muvazaa nedeniyle değil unsur eksikliği nedeniyle geçersiz saymıştır.[18]
Muvazaa kabul edilirse işçi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Alacak davası için önce arabulucuya başvurulur. Süre ve dava şartı yukarıdaki tabloda gösterilmiştir.
Yargıtay Kararlarında Alt İşveren Değişimi ve Muvazaa Nasıl Değerlendirilir?
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, kamu kurumunda alt işverenleri değişen bir işçinin kıdem tazminatı davasını inceledi. Mahkeme kıdem tazminatından yalnız kamu kurumunu sorumlu tutmuştu. Daire kararı birkaç nedenle bozdu. Bozma nedenlerinden biri, son alt işverenin de sorumlu olduğunun gözetilmemesiydi.
“Bu çerçevede, son alt işveren ile asıl işveren, tüm işçilik alacaklarından birlikte sorumludur.”
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2017/26766, K.2020/505, 16.01.2020 (bozma, oybirliği)
Daire önceki alt işverenler için de bir çerçeve çizdi. Bu çerçeve kararın genel ilke aktarımıdır ve bozmanın tek dayanağı değildir. Buna göre önceki alt işverenler kıdem tazminatından yalnız kendi çalıştırdıkları süre ve devir anındaki ücretle sorumludur. İhbar tazminatı ve yıllık izin alacağından sorumlu tutulmamışlardır, çünkü devir nedeniyle bir fesih söz konusu değildir.[19]
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise 2026 tarihli bir kararda muvazaa iddiasında ihale dönemlerinin ayrı ayrı değerlendirileceğini yineledi. Aşağıdaki cümle gerekçenin genel bölümünde yer alır. Karar, kıdem tazminatı yönünden başka bir nedenle bozulmuştur.
“Dairemizin yerleşik uygulamasına göre bir ihale dönemi için kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanması, önceki ve sonraki ihale dönemleri bakımından bir sonuç doğurmaz.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/9176, K.2026/34, 12.01.2026 (bozma, oybirliği)
Aynı karar, geçerlilik unsurunun eksik olduğu hallerde yeni bir durum ortaya çıkmadıkça sonraki dönemlerde de etkinin sürdüğünü belirtir. Bozmanın dayanağı ise farklıdır. Dava dilekçesinde bildirilen fesih sebebi sonradan değiştirilemez.[20]
Alt İşveren İşçisinin Süre Kaçırmasına Yol Açan Hatalar Nelerdir?
Taşeron işçisinin hatası çoğunlukla bilgisizlikten değil, sıranın yanlış kurulmasından doğar. Aşağıdaki durumlar bu yüzden ayrı ayrı sayılır.
- İhtarname çekip beklemek. Zamanaşımının kesilme sebepleri kanunda sayılmıştır ve ihtarname bunların arasında yoktur. Borçlunun borcu ikrar etmesi, dava açılması ve icra takibi sayılan sebeplerdendir.[21]
- Fesih sebebini belgelerde farklı yazmak. Çıkış kaydı, ihtarname, arabuluculuk başvurusu ve dava dilekçesi aynı olguyu anlatmalıdır.
- Asıl işvereni baştan dışarıda bırakmak. Alt işveren kapanabilir ya da ihale sona erebilir, birlikte sorumlu asıl işveren bu nedenle ilk günden hesaba katılmalıdır.
- Arabuluculuk başvurusunda tarafları eksik göstermek. Dava şartının hangi taraf için yerine geldiği sonradan tartışma konusu olabilir, bu yüzden alt işveren ve asıl işveren başvuruda birlikte yazılmalıdır.
- İbraname imzalamak. İbra sözleşmesinin yazılı olması, sözleşmenin bitiminden en az bir ay geçmesi, alacağın türünün ve miktarının yazılması ve ödemenin banka aracılığıyla noksansız yapılması gerekir.[22] Bu unsurlar yoksa ibra kesin olarak hükümsüzdür, ayrıntı için ibraname nedir yazısına bakılabilir.
Taşeron İşçi Hakları Hakkında Sık Sorulan Sorular
Alt işveren değişince kıdem tazminatı sıfırlanır mı?
Her zaman sıfırlanmaz. Olay işyeri devri niteliğindeyse yeni işveren işçinin ilk işe başladığı tarihi esas alır. Kamu ihalesinde süreler için ayrı bir kanun hükmü vardır. Sonuç, bir fesih olup olmadığına ve çalışmanın kesintisiz sürüp sürmediğine bağlıdır.
Asıl işveren taşeron işçisinin tüm alacaklarından sorumlu mudur?
Asıl işveren, o işyeriyle ilgili olarak kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Başka işyerlerinde geçen çalışmadan doğan alacaklar bu kapsamın dışındadır.
Taşeron işçisi asıl işverenin işçisi sayılabilir mi?
Alt işverenlik ilişkisi muvazaaya dayanıyorsa ya da kanundaki unsurlardan biri eksik olduğu için geçersizse sayılabilir. Bu halde alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Her taşeron ilişkisi geçersiz değildir. Muvazaa iddiasında Yargıtay 9. Hukuk Dairesi her ihale dönemini ayrı değerlendirir, unsur eksikliğinde ise etki yeni bir durum ortaya çıkmadıkça sonraki dönemlere sürer.
Kıdem tazminatı davası için arabulucuya başvurmak şart mı?
Evet. Kanuna veya iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı ve tazminatı davalarında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat davalarında bu şart aranmaz.
Alt işveren kapanırsa işçi alacaklarını kimden isteyebilir?
Asıl işveren birlikte sorumlu olduğundan dava ona karşı da açılabilir. Alacağın o işyerindeki çalışmadan doğmuş olması gerekir. Süreler yönünden zamanaşımı ve arabuluculuk tablosuna bakılmalıdır.
Hizmet alımıyla çalışan kamu işçisi bugün kadroya geçebilir mi?
375 sayılı KHK geçici 23. madde belirli bir tarihte çalışanlar ve on günlük başvuru süresi için düzenlenmiştir. Metin sonradan işe girenleri kapsamaz. Ayrıca 4857 sayılı Kanun, kamu ihalesiyle çalıştırılanların bu çalışmaya dayanarak kadroya atanma hakkı kazanamayacağını söyler.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.109 ↩
- Alt İşverenlik Yönetmeliği m.3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.2/7 ↩
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14 (4857 sayılı Kanun m.120 atfıyla yürürlükte) ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.6/1-2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.6/3 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.112/2 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.18/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.149 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.2/7 ve m.2/8 (işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez); Alt İşverenlik Yönetmeliği m.3/a, m.4/1-b ve m.11/1-3 (işletmenin kendi uzmanlığı dışında ayrı bir uzmanlık gerektiren iş; asıl iş, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde bölünerek alt işverene verilebilir) ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.2/8 ↩
- Alt İşverenlik Yönetmeliği m.13 ↩
- 5393 sayılı Belediye Kanunu m.67 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2023/14824, K.2024/24, 08.01.2024 (bozma, oybirliği) ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.2 (5538 sayılı Kanunla eklenen kamu kurumlarına ilişkin fıkra) ↩
- 375 sayılı KHK geçici m.23 (696 sayılı KHK m.127 ile eklendi, 7079 sayılı Kanun m.118 ile kabul edildi) ↩
- Anayasa Mahkemesi, E.2018/96, K.2023/222, 27/12/2023 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/9176, K.2026/34, 12.01.2026 (bozma, oybirliği) ↩
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2017/26766, K.2020/505, 16.01.2020 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/9176, K.2026/34, 12.01.2026 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2 ↩