Boşanma davası, evlilik birliğinin mahkeme kararıyla sona erdirilmesi için aile mahkemesinde açılan davadır. Eşler tüm konularda uzlaşmışsa ve evlilik en az bir yıl sürmüşse anlaşmalı boşanma, uzlaşma yoksa çekişmeli boşanma yoluna gidilir. Boşanma kararıyla birlikte nafaka, velayet, tazminat ve mal rejimi gibi sonuçlar da belirlenir.
Boşanma kararı vermek çoğu kişi için hukuki olduğu kadar duygusal açıdan da ağır bir adımdır. Davayı kimin açtığı ve hangi delillere dayandığı sonucu doğrudan etkiler. Kanunda 2024’te yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin süresiz nafaka kararı, bu davaların bazı kurallarını yeniden şekillendirmiştir.
Boşanma Davası Açma Sebepleri
Türk Medeni Kanunu boşanma sebeplerini iki gruba ayırır. Özel sebepler zina, hayata kast ve onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat, terk ve akıl hastalığıdır. Genel sebep ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.

Özel sebeplerde dava hakkı kanuni sürelerin geçmesiyle düşer.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması
Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Sürekli tartışma, hakaret, ekonomik şiddet veya ilgisizlik bu başlık altında değerlendirilir.
Davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı vardır. Bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evliliğin devamında davalı ile çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamışsa mahkeme yine boşanmaya karar verebilir[1].
Özel Boşanma Sebepleri ve Hak Düşürücü Süreler
Zina ile hayata kast ve onur kırıcı davranışta dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her halde olayın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden eşin dava hakkı yoktur.
Terk sebebiyle dava açılabilmesi için ayrılığın en az altı ay sürmesi ve hakim ya da noter aracılığıyla yapılan ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. İhtar ayrılığın dördüncü ayı dolmadan istenemez, ihtardan sonra iki ay geçmeden de dava açılamaz. Akıl hastalığında ise hastalığın geçmesinin mümkün olmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla belgelenmelidir.
Reddedilen Davadan Sonra Bir Yıllık Ayrılık
Boşanma davası reddedilip karar kesinleştikten sonra bir yıl geçmiş ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu durumda evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve kusur tartışması yapılmaz.
Söz konusu süre 14 Kasım 2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’la üç yıldan bir yıla indirilmiştir[2]. Eski kaynaklarda geçen “üç yıl” bilgisi artık geçerli değildir.
Anlaşmalı Boşanma Davası
Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin açtığı davayı kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu yol, kusur ve delil tartışmasını ortadan kaldırdığı için en hızlı boşanma yoludur.

Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir.
Anlaşmalı boşanmanın şartları aşağıda sıralanmıştır.
- Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması
- Boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında yazılı bir protokol
- Hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi
- Hakimin protokolü uygun bulması
Hakim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapabilir. Taraflar bu değişiklikleri kabul ederse boşanmaya hükmedilir. Bir yıllık süre dolmamışsa protokol olsa bile dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanmaz.
Not: Anlaşmalı boşanmada tarafların duruşmada bizzat hazır bulunması zorunludur. Vekil aracılığıyla yapılan beyan, hakimin tarafları dinleme şartını karşılamaz.
Çekişmeli Boşanma Davası Süreci
Eşlerden biri boşanmak istemiyorsa ya da velayet, nafaka, tazminat veya mal paylaşımında anlaşma yoksa dava çekişmeli olarak yürür. Bu davada boşanma sebebinin ve karşı tarafın kusurunun ispatı gerekir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Boşanma davasına aile mahkemesi bakar. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi yürütür.
Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Davacı bu yerlerden birini seçebilir.
Dilekçeler, Ön İnceleme ve Tahkikat
Dava, boşanma sebebini ve olayları anlatan bir dilekçeyle açılır. Davalı cevap verir, ardından cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri gelir. Dilekçeler aşamasından sonra ön inceleme duruşması yapılır, uyuşmazlık noktaları ve deliller belirlenir.
Tahkikat aşamasında tanıklar dinlenir, kayıtlar getirtilir ve gerekirse uzman raporu alınır. 7589 sayılı Kanun’la HMK’ya eklenen hükme göre iki duruşma arasındaki süre kural olarak üç aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesi gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini yazarak daha uzun süre verebilir.
Karşı Dava
Davalı eş de boşanmak istiyor ve kusurun karşı tarafta olduğunu düşünüyorsa karşı dava açabilir. Karşı dava cevap dilekçesiyle ya da esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçeyle açılır (HMK m.133). Süre geçtikten sonra açılan karşı dava asıl davadan ayrılır.
Karşı dava, davalı eşin kendi nafaka ve tazminat taleplerini de ileri sürmesini sağlar. Asıl dava reddedilse bile karşı davadaki talepler ayrıca incelenir.
Kusur ve İspat Yükü
Çekişmeli davada boşanma sebebini ve davalının kusurunu ispat yükü davacıdadır. Davalıya yüklenebilecek bir kusur ispatlanamazsa dava reddedilir. Davalının kendi kusursuzluğunu ayrıca ispat etmesi gerekmez.
Mahkeme tarafların kusurunu karşılaştırır ve hangi eşin daha ağır kusurlu olduğunu belirler. Bu tespit nafaka ve tazminat taleplerinin kaderini de belirler.
Davanın Geri Alınması ve Feragat
Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar davasını ancak davalının açık rızasıyla geri alabilir ve bu durumda dava açılmamış sayılır. Davalı rıza göstermezse yargılama devam eder.
Davadan feragat ise davalının rızasına bağlı değildir. Feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve dava reddedilir. Feragatten sonraki yeni olaylar ise ayrı bir boşanma davasına konu olabilir.
Dava Süresince Geçici Önlemler
Boşanma davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır. Eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımı bu önlemlerin konusudur (TMK m.169). Tedbir nafakası ve geçici velayet bu kapsamda verilir.
Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu tedbir de istenebilir. Bu tedbirler boşanma davasının sonucunu beklemeden uygulanır.
Aile Konutu ve Ayrı Yaşama Hakkı
Eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez, kira sözleşmesini feshedemez ve konut üzerindeki hakları sınırlayamaz. Konutun maliki olmayan eş, tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasını tapu müdürlüğünden isteyebilir (TMK m.194). Bu şerh dava açılmadan önce de istenebilir.
Ortak hayat yüzünden kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düşen eşin ayrı yaşama hakkı vardır. Bu durumda hakim, parasal katkıya ve konuttan yararlanmaya ilişkin önlemleri alabilir (TMK m.197). Dava sürerken ortak konutun hangi eşe bırakılacağı da geçici önlem olarak karara bağlanır.
Boşanma Davasında Deliller
Çekişmeli boşanmada her türlü delile dayanılabilir. Tanık beyanı, yazışmalar, fotoğraflar, banka ve tapu kayıtları ile sosyal ve ekonomik durum araştırması en sık başvurulan delillerdir. Anlaşmalı boşanmada ise protokol yeterlidir.
Tanık ve Belgeler
Tanığın olayı bizzat görmüş veya duymuş olması önemlidir. Yalnızca taraflardan birinin anlattıklarını aktaran tanığın beyanı sınırlı değer taşır. Nafaka ve tazminat miktarı için tarafların gelirini gösteren banka hesap dökümleri, işyeri yazıları ve tapu kayıtları istenir.
Sosyal ve ekonomik durum araştırması, tarafların gelirini, mal varlığını ve yaşam koşullarını gösteren bir rapordur ve genellikle kolluk aracılığıyla yapılır. Mahkeme nafaka ve tazminat miktarını belirlerken bu raporu banka ve tapu kayıtlarıyla birlikte değerlendirir. Rapordaki bilgi gerçeği yansıtmıyorsa taraf buna karşı beyanda bulunabilir.
Ses Kaydı, Mesaj ve Sosyal Medya Delilleri
Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz[3]. Bu kural, gizlice alınan kayıtlar ve başkasının hesabına girilerek elde edilen yazışmalar için belirleyicidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi sosyal medya delillerine ilişkin bir kararında bu ilkeyi açık biçimde uygulamıştır.
“sahte profil oluşturup paylaşımlarda bulunmak veya kişi profillerinde hesap sahibinin bilgisi, muvafakatı ve izni olmaksızın yapılan paylaşımların delil olarak sunulması halinde, bunların 6100 Sayılı HMK’nun 189/2. maddesi kapsamında hukuka aykırı delil kabul edilmesi gerekir.” (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2016/14742, K.2017/2577, 07.03.2017)
Ses kayıtlarında tablo daha nüanslıdır. Eşin habersiz olarak aldığı kayıt kural olarak tartışmalıdır. Buna karşılık Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ortak konutun eşler bakımından ortak alan sayıldığını ve kadının başka şekilde delil elde edemeyeceğini kabul ederek kaydı hükme esas alan ilk derece kararını 2024’te onamıştır[4].
Uyarı: Eşin telefonuna, e-postasına veya sosyal medya hesabına izinsiz girerek delil toplamak hem delilin geçersiz sayılmasına hem de ayrı bir ceza soruşturmasına yol açabilir.
Boşanmada Nafaka Türleri
Boşanma davasında üç tür nafaka gündeme gelir. Tedbir nafakası dava süresince, yoksulluk nafakası boşanmadan sonra eş için, iştirak nafakası ise çocuk için ödenir.

AYM'nin süresiz nafaka iptali 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girer.
Tedbir Nafakası
Tedbir nafakası, dava süresince eşin ve çocukların geçimi için hükmedilen geçici nafakadır. Hakim gerektiğinde bu önlemi kendiliğinden alabilir. Boşanma kararı kesinleşince sona erer.
Yoksulluk Nafakası ve Anayasa Mahkemesinin Süresiz Nafaka Kararı
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer eşten mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Kusurlar eşitse de bu hak vardır. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini oyçokluğuyla iptal etmiştir. Karar 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır ve iptal hükmü yayımdan dokuz ay sonra, yani 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girer[5].
Peki süresiz nafaka bugün kalktı mı? Henüz kalkmadı.
Mahkeme, hakime evlilik süresi, yaş ve kendi geçimini sağlama kapasitesi gibi ölçütlerle nafakanın süresini belirleme yetkisi verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. İptal hükmü yürürlüğe girene kadar mevcut kural uygulanmaya devam eder. Yasama organının bu süre içinde yeni bir düzenleme yapması beklenmektedir, kamuoyunda tartışılan taslaklar ise henüz kanunlaşmamıştır.
Nafakanın Kaldırılması, Artırılması ve Azaltılması
İrat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi halinde ise nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176).
Tarafların mali durumu değişirse ya da hakkaniyet gerektirirse nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir. Manevi tazminatın ise irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
Bilgi: Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geriye yürümez (Anayasa m.153). İptal yalnızca yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hüküm doğurur.
İştirak Nafakası
Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hakim, istem halinde nafakanın gelecek yıllarda tarafların durumuna göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m.182).
Boşanmada Velayet ve Kişisel İlişki
Mahkeme boşanmaya karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra velayeti ve çocukla kişisel ilişkiyi düzenler. Ölçü çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun sağlığı, eğitimi ve ahlaki gelişimi esas alınır.
Aile mahkemesi bu değerlendirmede psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır. Uzmanların hazırladığı sosyal inceleme raporu velayet kararının temel dayanaklarından biridir. İdrak çağındaki çocuğun görüşü de dikkate alınır.
Kişisel ilişki düzenlemesine uyulmaması önemli bir sonuç doğurabilir. 2021’de TMK’ya eklenen hükümle mahkeme, kararında bu durumda çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.
Velayet Düzenlemesinin Değiştirilmesi
Velayet kararı kesin ve değişmez değildir. Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere taşınması veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hakim re’sen ya da ebeveynlerden birinin istemiyle gerekli önlemleri alır (TMK m.183). Velayetin değiştirilmesi davası da bu esasa dayanır.
Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu eşten uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat talep edebilir (TMK m.174).
Tazminat ve nafaka talepleri boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir. Boşanmadan sonra ayrıca istenecekse dava hakkı, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Boşanmanın Diğer Sonuçları
Mal Rejiminin Sona Ermesi
Mahkemece boşanmaya karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Dava tarihinden sonra edinilen mallar paylaşıma girmez. Mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı ayrı bir davanın konusudur.
Kişisel Mallar ve Ziynet Eşyası
Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, evlilikten önce sahip olunan mallar ve miras ya da bağış yoluyla edinilen değerler kanun gereği kişisel maldır (TMK m.220). Bu mallar katılma alacağı hesabına girmez. Ziynet eşyasının iadesi talebi boşanma davasıyla birlikte ya da ayrı bir davayla ileri sürülebilir.
Kadının Soyadı
Boşanan kadın evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Kocasının soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlarsa hakim bu soyadını taşımasına izin verir. Koşullar değişirse koca bu iznin kaldırılmasını isteyebilir.
Kanun Yolu ve Kesinleşme
Aile mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı Yargıtay’da temyiz yolu da açıktır. Boşanma hükmü kesinleşmeden taraflar boşanmış sayılmaz ve yeni bir evlilik yapamaz.
Yabancı Ülkede Verilen Boşanma Kararı
Yabancı ülkede boşanan Türk vatandaşının bu kararı Türkiye’de de geçerli hale getirmesi gerekir. Taraflar birlikte başvurursa ya da taraflardan biri ölmüş veya yabancıysa karar mahkemeye gitmeden nüfus müdürlüğünce tescil edilebilir[6].
Bu yol kullanılamazsa aile mahkemesinde tanıma davası açılır. Yabancı ilamın kesin hüküm sayılması ve buna dayanarak idari işlem yapılması tanıma kararına bağlıdır.
Boşanma Davasının Süresi ve Masrafları
Boşanma davasının ne kadar süreceği davanın türüne göre büyük farklılık gösterir. Anlaşmalı boşanmada karar çoğu zaman tarafların dinlendiği ilk duruşmada verilir. Çekişmeli davada ise tanık sayısı, sosyal inceleme raporu ve bilirkişi incelemesi süreyi uzatır.
İstinaf ve temyiz aşamaları kesinleşmeyi ayrıca geciktirir. 7589 sayılı Kanun’la getirilen üç aylık duruşma arası sınırı, ilk derece aşamasındaki uzun ara vermeleri sınırlamayı amaçlar.
Harç, Gider Avansı ve Adli Yardım
Boşanma davası açılırken başvurma harcı, peşin harç ve tebligat ile tanık giderlerini karşılayacak gider avansı yatırılır. Bu tutarlar her yıl yeniden belirlendiği için dava tarihindeki tarife esas alınır. Yargılama sonunda giderler kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir.
Yargılama giderlerini kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zorlaştırmadan ödeyemeyecek durumdaki kişi adli yardım talep edebilir (HMK m.334). Talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması gerekir. Adli yardım kabul edilirse giderler geçici olarak devlet tarafından karşılanır.
Boşanma Davasında Arabuluculuk
Boşanma davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu değildir. Dava şartı arabuluculuk kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı gibi belirli uyuşmazlıklarla sınırlıdır ve boşanma bu listede yer almaz.
Eşler, tasarruf edebilecekleri mali konularda isteğe bağlı arabuluculuğa başvurabilir ve anlaşmalı boşanma protokolünü bu yolla hazırlayabilir. Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar ise arabuluculuğa elverişli değildir[7].
Boşanmada zorunlu arabuluculuk getirilmesi zaman zaman gündeme gelse de bu yönde bir düzenleme 1 Ekim 2026 itibarıyla kanunlaşmamıştır. 31 Temmuz 2026’da yayımlanan 7589 sayılı Kanun da boşanma veya aile arabuluculuğuna ilişkin bir hüküm içermez.
Boşanma Davası Açarken Dikkat Edilecek Noktalar
Davanın sonucunu çoğu zaman ilk dilekçe belirler. Aşağıdaki noktalar sık yapılan hataların önüne geçer.

İstinaf süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
- Olayları tarih ve yer belirterek yazmak. Soyut suçlamalar ispat edilemez, somut olaylar tanıkla desteklenebilir.
- Delilleri dilekçede göstermek. Sonradan bildirilen deliller usul engeline takılabilir.
- Talepleri eksiksiz yazmak. Nafaka, velayet, tazminat ve ziynet talepleri ayrı ayrı belirtilmelidir.
- Hak düşürücü süreleri izlemek. Zina ve hayata kast sebeplerinde altı aylık süre kaçarsa bu özel sebebe dayanma hakkı düşer.
- Adli tatili hesaba katmak. Boşanma davası adli tatilde görülen işler arasında sayılmaz, ancak nafaka, velayet ve geçici hukuki koruma talepleri adli tatilde de incelenir.
Boşanma davası açmak için avukatla temsil zorunlu değildir. Buna karşılık kusur ve süre hataları geri dönüşü zor sonuçlar doğurduğu için dosyanın başından itibaren hukuki destek alınması yararlıdır. Kendi durumunuz için Avukata Sor sayfasından bilgi alabilirsiniz.
Boşanma Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Boşanma davası ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Anlaşmalı boşanma için kaç yıl evli olmak gerekir?
Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir. Bir yıl dolmadan açılan davada taraflar anlaşsa bile mahkeme anlaşmalı boşanma kararı veremez, dava çekişmeli olarak yürür.
Eşim boşanmak istemezse boşanabilir miyim?
Evet. Çekişmeli davada boşanma sebebi ve karşı tarafın kusuru ispatlanırsa eşin rızası aranmaz. Dava reddedilirse, kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl ortak hayat kurulamadığında yeniden açılan davada boşanmaya karar verilir.
Süresiz nafaka kaldırıldı mı?
Anayasa Mahkemesi TMK m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti, ancak iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mevcut kural uygulanır. Yeni düzenlemenin içeriği henüz kanunlaşmamıştır.
Eşimin habersiz aldığım ses kaydı delil olur mu?
Kural olarak hukuka aykırı elde edilen delil dikkate alınmaz. Yargıtay, ortak konutta ve başka delil imkanı bulunmayan durumlarda alınan kaydı hükme esas alan bir ilk derece kararını onamıştır. Her dosya kaydın nasıl ve nerede alındığına göre ayrıca değerlendirilir.
Boşanma davasında hangi mahkeme yetkilidir?
Eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer aile mahkemesi yetkilidir. Davacı bu yerlerden birini seçebilir.
Boşanma davası açmak için avukat şart mı?
Hayır. Davacı dilekçesini kendisi verip davayı kendisi takip edebilir. Ancak delil bildirimi, hak düşürücü süreler ve nafaka ile tazminat taleplerindeki eksiklikler sonradan telafi edilmesi zor sonuçlar doğurabilir.
Boşanma davası adli tatilde görülür mü?
Boşanma davası adli tatilde görülen işler arasında sayılmaz ve kural olarak tatilden sonra devam eder. Nafaka, velayet ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma talepleri ise adli tatilde de incelenir.
Boşanmada arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır. Boşanma davası dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Eşler isterse mali konularda arabulucuya başvurabilir, ancak şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli sayılmaz.
Kaynaklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166/2 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166/4 (7532 sayılı Kanun ile değişik) ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189/2 ↩
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2023/9242, K.2024/5574, 10.09.2024 ↩
- Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131, 04.06.2026 (RG 30.09.2026, sayı 33386) ↩
- 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A ↩
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.1/2 ve m.18/B ↩
Comments are closed