Düşük sicil notu, subay ve astsubayların terfisini, kademe ilerlemesini ve görevlendirmelerini doğrudan etkileyen idari bir işlemdir ve idare mahkemesinde iptal davasına konu olabilir. Sicil üstünün takdir yetkisi geniştir, ancak sınırsız değildir. Somut olaylara dayanmayan ya da önceki sicillerle açıklanamayan bir düşüş, iptal davasının temel dayanağıdır.
Düşük sicilin etkisi tek bir yılla sınırlı kalmayabilir. Belirli koşullarda üst üste gelen düşük siciller, Silahlı Kuvvetlerle ilişiğin kesilmesine kadar gidebilir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde Sicil Sistemi
Subay ve astsubayların sicil sistemi 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na dayanır. Her yıl düzenlenecek sicil belgelerinin şekli ve içeriği, kimler tarafından ve hangi zamanlarda doldurulacağı ile sicil notunun verilme esasları Subay Sicil Yönetmeliği ve Astsubay Sicil Yönetmeliği‘nde gösterilir[1].
Sicil belgesini personelin birinci ve ikinci sicil üstleri düzenler. Kanun, terfi ve kademe işlemlerinde her yılki sicil notunu ve rütbelere göre hesaplanan sicil notu ortalamasını esas alır. Bu ortalama, Kanunun tarifler maddesinde her rütbe için ayrı ağırlıklarla hesaplanır.
Sicil yönetmelikleri mevzuat.gov.tr’de yayımlanmış bir metin olarak yer almadığından sicil döneminin başlangıç ve bitişi, notun personele bildirilme şekli gibi ayrıntılar kurum içi düzenlemelerden izlenir. Davada bu düzenlemelerin idareden istenmesi önemlidir.
Sicil Notu, Sicil Tam Notu ve Ortalamanın Hesaplanması
Kanuna göre sicil tam notu yüzdür. Sicil notu, sicil üstlerinin verdiği değerlendirme notlarının ortalaması ile fiziki yeterlilik değerlendirme testinden alınan notun, yönetmelikteki esaslara göre kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca toplanmasıyla bulunur. Fiziki yeterlilik testindeki düşük sonuç da bu yüzden sicil notunu etkiler.

Sicil tam notu yüzdür, üst rütbelerde önceki notlar ağırlıklı olarak hesaba girer.
Sicil notu ortalaması teğmen ve üsteğmen rütbelerinde basit aritmetik ortalamadır. Üst rütbelerde ise önceki rütbelerin notları azalan ağırlıklarla hesaba katılır[2]. Subaylar için ağırlıklar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
| Rütbe | Bulunulan rütbe | Bir önceki rütbe | Daha önceki rütbeler |
|---|---|---|---|
| Yüzbaşı | %100 | Üsteğmen %70 | – |
| Binbaşı | %100 | Yüzbaşı %90 | Üsteğmen %70 |
| Yarbay | %100 | Binbaşı %90 | Yüzbaşı %85, üsteğmen %70 |
| Albay | %100 | Yarbay %95 | Binbaşı %90, yüzbaşı %85, üsteğmen %70 |
Astsubaylarda da aynı yöntem uygulanır. Astsubay çavuş ve kıdemli çavuşta aritmetik ortalama alınır, üstçavuştan itibaren önceki rütbelerin notları yüzde 95 ile yüzde 70 arasında değişen ağırlıklarla hesaba girer. Terfi yılı ise her yıl 30 Ağustos‘ta başlar.
Düşük Sicil Notunun Terfi ve Kademeye Etkisi
Rütbe terfisinde ve kademe ilerlemesinde sicil notu ortalamasının sicil tam notunun belirli bir oranına ulaşması aranır. Kanun bu oranları rütbelere göre ayrı ayrı belirler. Tek bir yılın düşük notu ortalamayı aşağı çekerek terfi sırasını kaybettirebilir.
Sicil, yalnızca terfiyi değil kurs, öğrenim ve yurt dışı görevlendirmelerini de etkiler. Bu nedenle düşük sicil notunun etkisi çoğu zaman yıllar sonra, bir seçme veya sıralama işleminde ortaya çıkar.
Sözleşmeli personel ve uzman erbaşlarda düşük sicil daha ağır sonuç doğurabilir. Danıştay 12. Dairesi, sicil notunun 60’ın altında kaldığı ve bu değerlendirmeye dayanak olabilecek disiplin cezaları bulunan bir jandarma uzman çavuşun, kademe ilerlemesini yapamaması nedeniyle sözleşmesinin feshedilmesini hukuka uygun bulmuştur[3].
Üç Kez Düşük Sicil ve Silahlı Kuvvetlerle İlişik Kesilmesi
926 sayılı Kanun, tekrarlanan düşük sicili yetersizlik nedeniyle ayırma sebebi sayar. Teğmen rütbesi hariç olmak üzere son on yıl içinde üçüncü kez sicil tam notunun yüzde 60’ından daha düşük not alan subay Silahlı Kuvvetlerden ayrılır[4]. Astsubaylar için aynı kural astsubay çavuş rütbesi hariç uygulanır.

Son on yılda üç kez yüzde 60'ın altında sicil, yetersizlik nedeniyle ayırma sebebidir.
Bu kuralın önemli bir güvencesi vardır. Üç düşük notun ikisi farklı birinci ve ikinci sicil üstlerinden gelmiş olmalıdır. Aynı sicil üstlerinin tekrar eden olumsuz değerlendirmesi tek başına ayırma sonucunu doğurmaz.
Kanun ayrıca sıralı sicil üstlerinin düzenlediği sicil belgesiyle kendisinden istifade edilemeyeceği anlaşılan personelin de ayrılacağını öngörür. Bu işlemlere karşı açılan davalarda, ayırmaya dayanak yapılan her bir sicil notu ayrıca tartışılabilir.
Uyarı: İlişik kesme işlemine dava açmak, dayanak sicillerin süresinde dava edilmemiş olması halinde bu sicillerin denetimini zorlaştırır. Her düşük sicile karşı ayrı ayrı ve süresinde dava açılması önerilir.
Sicil Üstünün Takdir Yetkisinin Sınırları
Sicil notu, sicil üstünün takdir yetkisiyle verilir. Anayasa’nın 125. maddesi idari yargının yerindelik denetimi yapamayacağını ve takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar veremeyeceğini söyler. Bu kural, takdir yetkisinin denetlenemeyeceği anlamına gelmez.
Sicil notu, personelin terfisini ve statüsünü doğrudan etkilediği için kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlem niteliği taşır. Bu nedenle tek bir yılın notuna karşı da ayrı bir iptal davası açılabilir.
Danıştay 12. Dairesi, sözleşmeli bir subayın sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 2025 tarihli kararında bu ilkeyi açıkça yazmıştır.
“sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmakta ise de, bu takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu hususları idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.” (Danıştay 12. Dairesi, E.2023/120, K.2025/4263, 09.10.2025)
Aynı kararda Daire, amirlerin olumsuz değerlendirmelerinin somut bilgi ve belgelerle desteklenmeden tek başına işleme dayanak alınamayacağını belirtmiştir[5]. Bu ölçü düşük sicil davalarında da sık başvurulan bir dayanaktır.
Ani Düşüş ve Önceki Sicillerle Çelişki
Önceki yıllarda yüksek not alan personelin bir yılda belirgin biçimde düşük not alması, düşüşün nedenini açıklama yükünü idareye yükler. Danıştay 12. Dairesi, sicil notlarındaki ani düşüşün idarece bilgi ve belgeyle ortaya konulamadığını kabul eden ilk derece kararını 2023’te onamıştır[6].
İpucu: Her sicil döneminin sonunda takdirname, teşekkür belgesi ve denetleme sonuçlarının birer örneğini saklamak, olası bir davada karşılaştırmayı kolaylaştırır.
Takdirname, başarı belgesi ve önceki sicil notları bu karşılaştırmanın temel delilleridir. Sicil dönemi içinde alınmış bir disiplin cezası ise idarenin düşük notu açıklamasında güçlü bir dayanak olur.
Düşük Sicile Karşı İptal Davası
Askeri yüksek yargı 2017 Anayasa değişikliğiyle kaldırılmıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin yerine bugün bu davalara idare mahkemeleri bakar, istinaf incelemesini bölge idare mahkemeleri yapar. Temyize açık dosyalar Danıştay’da, çoğunlukla 12. Dairede incelenir.

Dava 60 gün içinde görev yerine göre belirlenen idare mahkemesinde açılır.
Yetkili İdare Mahkemesi
Milli Savunma Bakanlığı kadrolarında çalışanların askeri hizmete ilişkin davalarında yetkili mahkeme, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir[7]. Jandarma gibi Milli Savunma Bakanlığı dışındaki kurumlarda ise sicille ilgili davalarda ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (İYUK m.33/3).
Dava Açma Süresi
Not: Yüksek Askeri Şuranın terfi ve kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma işlemleri dışındaki ilişik kesme kararlarına karşı da yargı yolu açıktır (İYUK m.20/C).
Dava açma süresi kural olarak işlemin yazılı bildiriminden itibaren 60 gündür. Sicil notlarının personele bildirilme şekli kurumdan kuruma değişebildiği için sürenin başlangıcı her dosyada ayrıca tespit edilmelidir. İdareye başvuru yapılırsa süre durur ve 30 gün içinde cevap verilmezse başvuru reddedilmiş sayılır.
Sicil Notunun Öğrenilmesi
Düşük sicilin ilk işareti çoğu zaman kıdem sırasında beklenmeyen bir gerilemedir. Personel, sicil notunu ve sıralamadaki yerini birliğine yazılı başvuruda bulunarak isteyebilir. Başvurunun tarihli bir örneğini saklamak, sürenin hesabında ve davada önem taşır.
İdare bilgiyi vermezse dava açılabilir. Mahkeme sicil belgesini ve dayanaklarını ara kararla idareden ister, idare de bu ara kararı belirlenen sürede yerine getirmek zorundadır (İYUK m.20/1).
Davada Kullanılan Deliller
Düşük sicil davasında mahkeme, sicil belgesini ve dayanağı olan bilgileri idareden ister. Davacı tarafından sunulabilecek başlıca deliller şunlardır.
- Önceki yıllara ait sicil notları ve sıralamalar
- Takdirname, teşekkür ve başarı belgeleri
- Sicil döneminde yapılan denetleme ve teftiş sonuçları
- Disiplin dosyasının bulunmadığını veya içeriğini gösteren kayıtlar
- Sicil üstüyle birlikte geçen fiili görev süresini gösteren belgeler
Kanun Yolu ve Kararın Sonuçları
İdare mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren 30 gün içinde istinaf yoluna gidilir.
Belli bir meslekten veya kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere ilişkin davalarda bölge idare mahkemesi kararına karşı ayrıca Danıştay’da temyiz yolu açıktır (İYUK m.46/1-d). İlişik kesme işlemleri bu kapsamdadır. Sicil notunun iptali davasında ise istinaf kararı kural olarak kesindir, ancak bölge idare mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar vermişse 7589 sayılı Kanunla getirilen hüküm uyarınca temyiz yolu açılabilir.
Mahkeme sicil notunu kendisi belirlemez. İptal kararı üzerine idare, hukuka uygun yeni bir değerlendirme yapar ve buna bağlı terfi, kademe veya görevlendirme işlemlerini yeniden ele alır. İdare kararı tebliğden itibaren en geç 30 gün içinde uygulamakla yükümlüdür.
Yargı kararıyla nasıbı lehe düzeltilen personelin terfisi, emsalleri terfi etmişse kararın kesinleşme tarihinden geçerli olarak yapılır ve emsallerinin tarihine götürülür. Kanun bu şekilde yapılan terfilerde maaş farkı ödenmeyeceğini öngörür (926 sayılı Kanun m.33). Uğranılan zarar için ayrıca tam yargı davası yolu değerlendirilebilir.
Askeri personelin sicilini ve statüsünü etkileyen ceza yargılamaları da ayrıca önem taşır. Bu konuda emre itaatsizlikte ısrar suçu ve cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması uzman çavuşluğa engel olur mu yazılarına bakılabilir. Mülakatla yapılan geçiş sınavları için sözlü sınav (mülakat) sonucuna itiraz yazısı da incelenebilir.
Kendi sicil notunuzun dava süresi ve dayanakları yönünden değerlendirilmesi için Avukata Sor sayfasından ulaşabilirsiniz.
Düşük Sicil Hakkında Sık Sorulan Sorular
Düşük sicil notuna karşı iptal davası ile ilgili sorularınızı bu başlık altında cevapladık.
Kaç düşük sicil ilişik kesilmesine yol açar?
Son on yıl içinde üçüncü kez sicil tam notunun yüzde 60’ından düşük not alınması ve bunlardan ikisinin farklı birinci ve ikinci sicil üstlerinden gelmesi halinde ilişik kesilir. Teğmen ve astsubay çavuş rütbeleri bu hesaba girmez.
Düşük sicil notuna hangi mahkemede dava açılır?
Milli Savunma Bakanlığı personelinde, görev yerinin bağlı olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde dava açılır. Jandarma gibi diğer kurumlarda görev yeri idare mahkemesi yetkilidir.
Mahkeme sicil notunu kendisi değiştirebilir mi?
Hayır. Mahkeme takdir yetkisini idarenin yerine kullanamaz. Notun hukuka aykırı olduğunu tespit ederse işlemi iptal eder ve yeni değerlendirmeyi idare yapar.
Sicil üstünün takdiri mahkemede denetlenir mi?
Evet. Takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır ve sebep ile maksat yönünden yargı denetimine tabidir. Somut bilgi ve belgeyle desteklenmeyen olumsuz değerlendirme işlemi hukuka aykırı hale getirebilir.
Düşük sicil iptal davası temyiz edilebilir mi?
Sicil notuna karşı açılan davada bölge idare mahkemesinin istinaf kararı kural olarak kesindir, istisnası ilk derece kararının kaldırılıp yeniden karar verilmesidir. Düşük sicile dayanan ilişik kesme gibi meslekten çıkarma sonucunu doğuran işlemlerde ise Danıştay’da temyiz yolu açıktır.
Kaynaklar
- 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu m.38 ve m.85 ↩
- 926 sayılı Kanun m.3/m, n ve r ↩
- Danıştay 12. Dairesi, E.2020/2347, K.2024/93, 18.01.2024 ↩
- 926 sayılı Kanun m.50/b ve m.94 ↩
- Danıştay 12. Dairesi, E.2023/120, K.2025/4263, 09.10.2025 ↩
- Danıştay 12. Dairesi, E.2019/1629, K.2023/3319, 08.06.2023 ↩
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.20/C (7415 sayılı Kanun ile ek cümle) ↩
Comments are closed