İş sözleşmesi dört yıl yedi ay önce sona erdi. Elde bir fesih yazısı, birkaç bordro ve ödenmemiş bazı kalemler var. Saat, fesih gününden beri sessizce işliyor. İşçilik alacaklarında zamanaşımı her kalem için ayrı bir süre ve ayrı bir başlangıç tarihi demektir. Bu yazı hangi sürenin hangi alacağa uygulandığını ve hangi sırayla ilerlenmesi gerektiğini gösterir.
Süreler tek bir tarihe bağlı değildir. Kıdem tazminatı fesihle doğar, ücret ise her ay ayrı ayrı muaccel olur. İşe iade talebi ise zamanaşımına değil, çok daha kısa bir hak düşürücü süreye tabidir. Bu fark karıştırılınca alacak kaybı yaşanır.
İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı için İlk Bakılacak Üç Şey Nedir?
Hesaba başlamadan önce üç noktaya bakılır.
- Sözleşmenin sona erdiği tarih. Yıllık izin ücretinde sayım kanunen buradan başlar, tazminatlarda muacceliyet tarihi bu tarihe göre belirlenir.
- Alacağın türü. Ücret ve fazla mesai ay ay, tazminatlar ise muaccel oldukları gün esas alınarak izlenir.
- Bugüne kadar yapılan işlem. Arabulucuya başvuru, dava ya da icra takibi var mıdır, yoksa yalnızca ihtarname mi çekilmiştir.
Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar.[1] Başlangıç günü sayılmaz. Süre, son günün de hak kullanılmadan geçmesiyle dolar.[2] Taraflar süreyi sözleşmeyle değiştiremez ve zamanaşımından önceden feragat edilemez.[3]
Süre dolsa bile mahkeme bunu kendiliğinden gözetmez. Zamanaşımının işveren tarafından ileri sürülmesi gerekir.[4] Bu nedenle itiraz gelmeden önce de sürelerin hesabı yapılmalıdır.

Hangi Alacak Kaç Yılda ve Hangi Tarihten İtibaren Zamanaşımına Uğrar?
Tablo, işçilik alacaklarının süresini ve sayımın başladığı günü kalem kalem toplar. İşe iade talebi zamanaşımı olmadığı için sonda ayrı gösterilmiştir.
| Alacak | Süre | Sayım başlangıcı | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kıdem tazminatı | 5 yıl | Tazminatın muaccel olduğu gün | 4857 ek m.3/a (süre), TBK m.149/1 (başlangıç) |
| İhbar tazminatı | 5 yıl | Tazminatın muaccel olduğu gün | 4857 ek m.3/b (süre), TBK m.149/1 (başlangıç) |
| Kötü niyet tazminatı | 5 yıl | Tazminatın muaccel olduğu gün | 4857 ek m.3/c (süre), TBK m.149/1 (başlangıç) |
| Eşit davranma tazminatı | 5 yıl | Tazminatın muaccel olduğu gün | 4857 ek m.3/d (süre), TBK m.149/1 (başlangıç) |
| Yıllık izin ücreti | 5 yıl | Sözleşmenin sona erdiği tarih | 4857 ek m.3, m.59 |
| Ücret | 5 yıl | Her ücret dönemi ayrı muaccel olur | 4857 m.32/son, TBK m.149/1 |
| Fazla mesai ücreti | 5 yıl | Her ücret dönemi ayrı muaccel olur | 4857 m.32/son, TBK m.147/1 |
| İşe iade talebi | 1 ay (hak düşürücü) | Fesih bildiriminin tebliği | 4857 m.20/1 |
Kıdem, ihbar, kötü niyet ve eşit davranma tazminatı ile yıllık izin ücretinin beş yıllık süresi 4857 sayılı Kanun’un ek 3. maddesinden gelir.[5] Ek madde yalnızca süreyi düzenler. Tazminatlarda sayım, alacağın muaccel olduğu günden başlar ve bu gün olayın özelliğine göre belirlenir.[1]
Ücret alacaklarında da süre beş yıldır.[6] Fazla çalışma ücreti de ücret niteliğinde olduğundan aynı süreye tabidir.[7] Hesaplamalarda kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı araçlarından yararlanılabilir.
Ek 3. madde yalnızca 25.10.2017 tarihinden sonra sona eren sözleşmelerden doğan alacaklara uygulanır. Bu tarihten önce işlemeye başlamış süreler eski hükümlere bağlı kalır. Dolmamış kısım ek 3. maddedeki süreden uzunsa, o maddede öngörülen sürenin geçmesiyle süre dolmuş olur.[8] Çok eski bir fesih söz konusuysa süre ayrıca hesaplanmalıdır. Faiz ve süre ilişkisi kıdem tazminatı faizi ve zamanaşımı yazısında ayrıca anlatılır.
Yıllık izin ücretinin başlangıcı kanunda açıkça yazılıdır. Süre iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten işler.[9] Çalışırken kullandırılmayan izin ise ücrete dönüşmediği için ayrı değerlendirilir. Konunun ayrıntısı yıllık izin kullandırılmazsa yazısındadır. Ücret ve fazla mesai alacaklarının nasıl istendiği fazla mesai ücreti yazısında bulunur.
İşe İade Süresi Zamanaşımı Mıdır, Kaçırılırsa Ne Olur?
İşe iade talebi, ayrı bir usul ve ayrı bir süre içerir. Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli sözleşmeyle çalışan işçi geçerli sebep aranmasını isteyebilir.[10] Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması gerekir. Anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılır.[11]
Bu süre hak düşürücüdür. Kesilmez ve yeniden başlamaz. Kaçırılırsa talep sonuçsuz kalır. Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu günden son tutanağa kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.[12]
Fesih geçersiz bulunursa işçi, kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on işgünü içinde işverene işe başlatılmak için başvurmalıdır. İşveren bu başvurudan sonra işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa dört ila sekiz aylık ücret tutarında tazminat ödenir. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar da hüküm altına alınır.[13] Ayrıntılar işe iade davası ve boşta geçen süre ücreti yazılarında yer alır.
İşe iade ile ilgili ödemeler, kötü niyet, sendikal ve ayrımcılık tazminatıyla karıştırılmamalıdır. Bunlar ayrı hakların konusudur. Sendika üyeliği nedeniyle fesih için sendikal tazminat, ayrım yasağının ihlali için ayrımcılık tazminatı yazısına bakılabilir.
Arabuluculuk Başvurusu Süreyi Durdurur mu, Dava ve İcra Takibi Keser mi?
Durma ile kesilme farklı sonuçlar doğurur ve durmada süre sıfırlanmaz. Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği güne kadar zamanaşımı durur.[12] Durma sona erince sayım, durmadan önce geçen süre korunarak sürer. Borçlar Kanunu’ndaki durma sebeplerinde de aynı sonuç geçerlidir.[14]
Kesilmede ise geçen süre boşa gider ve yeni süre başlar.[15] Kanun kesen halleri sayar. Borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi ya da kısmen ifa etmesi bunlardandır. Alacaklının dava veya def’i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibinde bulunması veya iflas masasına başvurması da keser.[16] Mahkeme kararıyla bağlanan alacakta yeni süre on yıldır.[17]
İşçi alacağı davası açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Son tutanak dava dilekçesine eklenir.[18] Başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilir. Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır. Zorunlu hallerde bu süre bir hafta uzatılabilir.[19] Hükümler 7036 sayılı Kanun metninde okunabilir.
İhtarname Çekmek Zamanaşımını Keser mi?
İhtarname, kanunun saydığı kesme hallerinin içinde yer almaz.[16] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bir işçilik alacağı davasında bu noktayı açıkça değerlendirmiştir. Davacı, işyeri hekimi olarak çalışmıştı ve temettü, ikramiye ile yeni iş arama izni ücreti istiyordu. Davayı 15.07.2015 tarihinde açmıştı. Daire, 15.07.2010 tarihinden önceki alacakların zamanaşımına uğradığını belirtti. Bu tespit, hükmün bozulma gerekçelerinden biridir.
“Davalıya gönderilen ihtarname faiz başlangıcı yönünden etkilidir. Ancak zamanaşımını kesen ve durduran veya geriye götüren bir hukuki durum değildir.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2020/4142, K.2021/433, 12.01.2021 (bozma, oybirliği; hükmün dayanağı olan gerekçeden)
Karar, ihtarın değerini de ortadan kaldırmaz. İhtarname temerrüt ve faiz başlangıcı bakımından önemli olabilir. Ancak süre kıyıdaysa onunla yetinilmez.[20] İşverenin ihtarnameye verdiği cevapta borcu kabul etmesi ayrı bir durumdur. Borcun ikrarı süreyi keser, ancak bunun için süre dolmadan yapılmış olması gerekir.
Süreyi Korumak için Hangi Adım Hangi Sırayla Atılır?
Aşağıdaki sıra, bir fesih sonrası izlenecek yolu gösterir. İşe iade ve alacak yolları ayrı süreler taşır.
| Aşama | Süre | Kime başvurulur | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Fesih bildirimi eline geçer | İşe iade için bir aylık süre başlar | Henüz başvuru yok | 4857 m.20/1 |
| Arabulucuya başvuru | İşe iadede tebliğden bir ay, alacakta süre dolmadan | Arabuluculuk bürosu | 4857 m.20/1, 7036 m.3/1 |
| Arabuluculuk görüşmesi | Üç hafta, zorunlu halde bir hafta uzar | Arabulucu | 7036 m.3/10 |
| Anlaşma olmazsa son tutanak | Dava dilekçesine eklenir | Arabulucu | 7036 m.3/2 |
| İşe iade davası | Son tutanaktan iki hafta | İş mahkemesi | 4857 m.20/1 |
| Alacak davası | Kalan zamanaşımı süresi içinde | İş mahkemesi | 7036 m.3/2, TBK m.154 |
Haklı fesih yoluna giden işçi için ayrıca bir süre vardır. Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanan fesih hakkı, olayın öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz.[21] Madde 26/1 yalnızca bu halleri anar. Sağlık sebeplerine (m.24/I) ve zorlayıcı sebeplere (m.24/III) değinmez. Fesih şartları için işçinin haklı nedenle feshi yazısına bakılabilir.
Üç Örnek Olayda Zamanaşımı Süresi Nasıl Hesaplanır?
Aşağıdaki durumlar, sürelerin pratikte nasıl işlediğini gösterir. Rakamlar yalnızca sayımı açıklamak içindir.
Birinci durumda işçi yedi yıldır çalışıyor ve ödenmeyen fazla mesaisi var. Ücret ay ay muaccel olduğu için her ayın süresi ayrı işler. Hizmet ilişkisi süresince zamanaşımının durması, ev hizmetlileri gibi sınırlı hallerde söz konusudur.[22] Çalışan işçi için süre işlemeye devam eder. Başvuru geciktikçe en eski aylar beş yıllık sınırın dışına çıkar.
İkinci durumda sözleşme dört yıl yedi ay önce sona ermiş. Yalnızca bir ihtarname çekilmiş. Kıdem ve ihbar tazminatı için beş yıl dolmasına beş ay kalmıştır. İhtarname süreyi kesmediği için bu beş ay aynen işler. Arabulucuya hemen başvurulursa süre başvuru gününden son tutanağa kadar durur. Dava, kalan süre içinde açılır.
Üçüncü durumda işçi tebliğ edilen fesih bildirimiyle işten çıkarılmıştır. Hem işe iade hem fazla mesai ve yıllık izin ücreti isteyecektir. İşe iade için bir aylık süre en kısa olandır ve önce o planlanır. Alacak kalemlerinin beş yıllık süresi ayrıca izlenir ve işe iade sonucunun beklenmesiyle geçirilmez. Çıkış belgelerindeki ibraname okunmadan imzalanmamalıdır. Borçlar Kanunu’na göre ibra yazılı olmalı, sözleşmenin bitiminden en az bir ay sonra yapılmalı ve alacağın türü ile miktarı açık yazılmalıdır. Ödeme de noksansız ve banka aracılığıyla yapılmış olmalıdır, aksi halde ibra kesin olarak hükümsüzdür.[23]
İş Kazası ve Mobbing Tazminatında Süre Neden Farklıdır?
İş kazası ve mobbing tazminatı, 4857 sayılı Kanun’un ek 3. maddesindeki beş yıllık gruba girmez. Haksız fiilden doğan tazminat, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yılda, her halde fiilden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Ceza kanunları daha uzun bir süre öngörüyorsa o süre uygulanır.[24]
İşverenin işçiyi koruma borcuna aykırı davranması ise sözleşmeye aykırılık hükümlerine de tabidir.[25] Kanunda aksi yoksa her alacak on yıllık süreye bağlıdır.[26]
Sorumluluk birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hakim, zarar gören aksini istemedikçe veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zararın giderilmesi bakımından en elverişli sorumluluk sebebine göre karar verir.[27] Bu yüzden uygulanacak sürenin baştan kesin biçimde bilinmesi güçtür ve ihtiyat için en kısa sürenin esas alınması güvenli olur. Ayrıntı için mobbing tazminatı yazısına bakılabilir.
İş kazası veya meslek hastalığından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında arabulucuya başvurma dava şartı değildir.[28] İş kazasında arabulucuya başvurmak zorunlu olmadığından, ihtiyari arabuluculuğun süreye etkisi 6325 sayılı Kanun m.16’ya göre ayrıca değerlendirilir.[29] Süre kıyıdaysa dava, arabuluculuk sonucu beklenmeden açılmalıdır.
Zamanaşımı Süresi Takip Edilirken Hangi Hatalar Yapılır?
Aşağıdaki davranışlar hak kaybına yol açabilir.
- Bütün kalemler için tek bir fesih tarihi esas almak. Ücret ve fazla mesai ayrı ayrı işler.
- Yalnızca ihtarname göndererek beklemek.
- Arabuluculuk süresince beş yılın tamamen yeniden başladığını sanmak. Süre yalnızca durur.
- İşe iade süresini alacak süresi gibi uzun saymak.
- Karşı tarafın zamanaşımı itirazını hesaba katmadan süreleri kontrol etmemek.
Süreler kıyıdaysa hesap, elde bordro ve SGK dökümü varken yapılır. Ücret alacağında bu belgeler önem taşır. Ödenmeyen maaş için izlenecek yol maaşı ödenmeyen işçi ne yapmalı yazısında anlatılır. Madde metinlerini mevzuat.gov.tr üzerindeki 4857 sayılı Kanun sayfasından okumak mümkündür.
Zamanaşımı Süreleri Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hangi işçilik alacağı kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Kıdem, ihbar, kötü niyet ve eşit davranma tazminatı ile yıllık izin ücreti için süre beş yıldır. Ücret ve fazla mesai alacağında da süre beştir. İşe iade talebi ise bir aylık hak düşürücü süreye tabidir. İş kazası ve mobbing tazminatında süre ayrı kurallara bağlıdır.
Arabulucuya başvurmak zamanaşımını durdurur mu?
Evet. Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu günden son tutanağın düzenlendiği güne kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Süre sıfırlanmaz. Durmadan önce geçen süre sayılmaya devam eder, bu yüzden kalan süre içinde dava açılması gerekir.
İhtarname zamanaşımını keser mi?
Hayır. Borçlar Kanunu kesen halleri sayar ve ihtarname bunlar arasında yer almaz. Dava açılması, icra takibi, iflas masasına başvuru ve borçlunun borcu ikrar etmesi keser. İhtarname temerrüt ve faiz bakımından yine de önem taşıyabilir.
Zamanaşımı dolmuşsa mahkeme bunu kendiliğinden dikkate alır mı?
Hayır. Hakim zamanaşımını ancak karşı taraf ileri sürerse dikkate alır. İşveren cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmazsa dolmuş süre alacağın reddine yol açmaz.
İşe iade için bir aylık süre zamanaşımı mıdır?
Hayır, hak düşürücü süredir. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur. Anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açılır. Süre kaçırılırsa işe iade talebi sonuçsuz kalır.
Eski bir fesihte kıdem tazminatı için de beş yıl mı uygulanır?
Ek 3. madde yalnızca 25.10.2017 tarihinden sonra sona eren sözleşmelere uygulanır. Daha önce işlemeye başlamış süreler eski hükümlere bağlıdır. Çok eski bir fesih için süre ayrıca hesaplanmalıdır.
Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.149/1. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.151/1. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.148 ve m.160/1. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.161. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu ek m.3. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32/son. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.147/1. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu geçici m.8; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, Resmi Gazete 25.10.2017. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.59/1. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.18/1. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.20/1. ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/17. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.21. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153 son fıkra. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.156/1. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.154. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.156/2. ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ve m.3/2. ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/10. ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2020/4142, K.2021/433, 12.01.2021 (bozma, oybirliği). ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.26/1. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.153/4. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72/1. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417/3. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.146. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.60. ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/3. ↩
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.16. ↩