Ayın üçünde yemek kartının bakiyesine bakıyorsunuz. Her ay yatan yol ve yemek ücreti bu kez yatmamış.
İnsan kaynaklarından kısa bir cevap geliyor. Uygulama değişmiş, yardım artık verilmeyecekmiş.
Böyle bir yardımın kaldırılıp kaldırılamayacağı, yardımın hangi kaynaktan doğduğuna bağlıdır. İşleyen süreler de bu kaynağa göre okunur.
Yemek Kartına Yükleme Yapılmayınca İlk Bakılacak Üç Şey Nelerdir?
Süreler işlemeye başlamadan önce üç noktayı netleştirmek gerekir.
- Yardımın kaynağı. İş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi, personel yönetmeliği ya da yıllardır süren bir işyeri uygulaması olabilir.
- Değişikliğin yazılı olup olmadığı. İşverenin size yazılı bir bildirim yapıp yapmadığına bakılır.
- Kanıtlar. Son aylara ait bordrolar, kart yükleme dökümü ve yardıma dair yazışmalar saklanmalıdır.

Yol ve Yemek Ücreti Hangi Kaynaktan Doğan Bir Haktır?
Hukuki nitelik kaynağa göre değişir. İş sözleşmesinde yazılıysa yardım sözleşmenin bir şartıdır. Toplu iş sözleşmesinde yazılıysa, ona aykırı iş sözleşmesi hükümlerinin yerini toplu sözleşme hükümleri alır. Toplu sözleşmede iş sözleşmesine aykırı bir hüküm varsa iş sözleşmesinin işçi yararına olan hükmü geçerlidir. Süresi biten toplu sözleşmenin iş sözleşmesine ilişkin hükümleri de yenisi yürürlüğe girene kadar iş sözleşmesi hükmü olarak sürer.[1]
Hiçbir yerde yazılı olmayan bir yardım da bağlayıcı hale gelebilir. 4857 sayılı İş Kanunu, iş sözleşmesi ve eki niteliğindeki kaynakların yanında işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarını da korur.[2] Bir yardım uzun süre, düzenli ve çalışanlara belirli bir ölçüyle verildiyse sözleşmenin eki gibi işleyebilir. Ödemenin sıklığı, gerekçesi ve kimlere yapıldığı bu değerlendirmede belirleyicidir.
Yardımın biçimi de önem taşır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, alt işveren işçisine ilişkin bir kararın gerekçesinde nakdi yemek ücretinin kaldırılıp yerine işyerinde yemek verilmesini yönetim hakkı içinde saymıştır. Bu, Medeni Kanun m.2’ye aykırı olmamak şartına bağlanmıştır.[3] Yemek yerine başka bir yardım sağlamak ile yardımı hiç vermemek aynı sonucu doğurmaz.
Yardım Tek Taraflı Kaldırılırsa Hangi Süreler İşler?
4857 sayılı Kanun m.22’ye göre işveren, çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak işçiye yazılı bildirerek yapabilir. Bu şekle uygun yapılmayan ve işçinin altı iş günü içinde yazılı kabul etmediği değişiklik işçiyi bağlamaz.
Altı iş günü, işçiye kabul için tanınan süredir. Kabul etmeyen işçi hakkını yitirmez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ücretin düşürüldüğü bir davada işçinin sessiz kalıp çalışmaya devam etmesinden kabul sonucu çıkarılmasını m.22’ye aykırı bulmuştur.
İşçi değişikliği kabul etmezse işveren, değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını yazılı açıklayarak ve bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21. maddelere göre dava açabilir. Aşağıdaki tablo, hangi aşamada hangi sürenin işlediğini gösterir.
| Aşama | Süre | Dayanak | Başvuru |
|---|---|---|---|
| Yazılı değişiklik önerisi | Kabul için altı iş günü | 4857 m.22 | İşverene yazılı cevap |
| Haklı fesih | Öğrenmeden altı iş günü, fiilden bir yıl | 4857 m.24/II, m.26 | Yazılı fesih bildirimi |
| İşe iade | Tebliğden bir ay, son tutanaktan iki hafta | 4857 m.20/1 | Arabulucu, sonra iş mahkemesi |
| Yardım alacağı | Ücret niteliğindeyse muaccel olmasından beş yıl | 4857 m.32 | Arabulucu, sonra iş mahkemesi |
| Kıdem tazminatı | Beş yıl | 4857 ek m.3 | Arabulucu, sonra iş mahkemesi |
Haklı fesih satırı dikkatle okunmalıdır. Ücretin kanun veya sözleşme şartlarına uygun hesap edilmemesi ya da ödenmemesi, bir de çalışma şartlarının uygulanmaması m.24/II kapsamında sayılır.[4] Yardımın hangi bent kapsamında değerlendirileceği olaya göre değişir. Fesih yetkisi, olayın öğrenildiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten sonra kullanılamaz.[5] Şartlar ayrıca işçinin haklı nedenle feshi yazısında anlatılmıştır.
Alacak davasından önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.[6] 7036 sayılı Kanun başvurunun karşı tarafın yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılmasını ister. İş İstanbul’da yürütülüyorsa büro de İstanbul’dadır.
Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Yardım aylık ödeniyorsa her ay ayrı bir alacak doğar. Yardımın ücret niteliğinde sayıldığı hallerde ücret alacağında beş yıllık süre uygulanır.[7] Kıdem tazminatında da süre beş yıldır.[8]
Yemek ve Yol Yardımı Kıdem Tazminatına Esas Ücrete Girer mi?
1475 sayılı Kanun m.14’e göre kıdem tazminatına esas ücretin hesabında, asıl ücrete ilaveten işçiye sağlanmış para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur.[9] Bu toplama giydirilmiş ücret denir. Ayrıntısı kıdem tazminatına esas ücret yazısında yer alır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bir kararında ikramiye, devamlılık arz eden prim, yakacak ve giyecek yardımı, kira, servis ve yemek yardımı gibi ödemelerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınacağını belirtmiştir. Dosyada bilirkişi raporu çıplak ücret üzerinden hesap yapmıştı. Davacı işyerinde servis ve yemek yardımı yapıldığını ileri sürdüğü için daire, bunun araştırılmasını istemiş ve kararı bozmuştur.[10]
Karar, yardımın işyerinde fiilen yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini gösterir. Tutar için kıdem tazminatı hesaplama aracına bakılabilir. Tavan ve katsayılar her dönem güncellenir.
Yemek ve Yol Yardımı SGK Primine Tabi mi?
5510 sayılı Kanun m.80’e göre prime esas kazancın hesabında hak edilen ücretler, prim, ikramiye ve bu nitelikteki ödemeler esas alınır. Aynı madde ayni yardımları ve işyerinde yemek verilmeyen durumlarda günlük yemek bedelinin belirli bir tutara kadar olan kısmını prime esas kazanca tabi tutmaz.[11]
Sayılan istisnalar dışında her ne ad altında yapılırsa yapılsın ödemeler prime esas kazanca dahildir. Ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler de bu gruptadır.[12] Servis gibi ayni sağlanan yardım ile nakdi ödeme bu nedenle farklı değerlendirilir. İstisna tutarı her yıl yeniden değerleme oranıyla artırılır. Metin 5510 sayılı Kanun üzerinden okunabilir.
Prim yükümlülüğü, yardımın işçi için hak olup olmadığını belirlemez. İki soru birbirinden ayrı cevaplanır.
Yemek Kartı Yüklenmeyen İşçi için Üç Durum Nasıl Sonuçlanır?
İlk durumda işveren hiçbir yazı vermeden yüklemeyi durdurmuştur. Yazılı bildirim bulunmadığı için değişiklik işçiyi bağlamaz. İşçi çalışmaya devam ederek eksik kalan yardımı isteyebilir. Önce işverene yazılı başvuru yapılır, cevap alınamazsa arabuluculuk yoluna gidilir. Maaş alacaklarına benzer bir yol için maaşı ödenmeyen işçi ne yapmalı yazısına bakılabilir.
İkinci durumda yardım toplu iş sözleşmesine dayanmaktadır. Burada da hakkın kapsamı sözleşme metnine göre belirlenir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025 tarihli bir kararında, toplu sözleşmenin yemek maddesi hangi hallerde nakdi ödeme yapılacağını düzenlediği için hakkı metne göre değerlendirmiştir. Davacı işyerinde fiilen yemekten yararlandığını dava dilekçesinde kendisi bildirmişti. Daire, nakdi yemek farkına hükmeden bölge adliye kararını bozmuştur.[13]
Üçüncü durumda işçi yardımın kaldırıldığını gösteren bir metni imzalamıştır. Bu hal ilk ikisinden ayrıdır. Daha önce anılan 2016 tarihli karar, esaslı değişikliği kabul etmeyen işçinin bordroyu imzalamasına rağmen fark isteme hakkının sürdüğünü belirtmiştir. Bordro imzası ile değişikliği açıkça kabul eden yazılı metin aynı şey değildir. İmzalanan belgenin içeriğine ve tarihine bakılır.
Yargıtay Yemek ve Yol Yardımının Kaldırılmasına Nasıl Bakıyor?
Daha önce anılan 2016 tarihli karar, bir hastanede alt işveren işçisi olarak çalışan davacıya ilişkindir. Davacı yalnızca temel ücretinin onayı alınmadan düşürülmesinden doğan ücret farkını istemişti. Yemek ve yol yardımı bu dosyada ayrı bir talep değildi. İlk derece mahkemesi, davacı yeni maaşa dava tarihine kadar itiraz etmediği için davayı reddetmişti. Daire kararı bozmuştur. Yemek ve yol ayrımını ise Bakanlık genelgelerine dayanan alt işveren uygulamalarını anlattığı genel gerekçesinde yapmıştır.
“yemek veya yol ücretinin niteliği değiştirilmeden miktarının azaltılması veya kaldırılması ise iş koşullarında esaslı değişiklik mahiyetinde olup değişikliğin geçerli olabilmesi için işçinin açıkça yazılı onayı gerekmektedir.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2016/16134, K.2016/12462, 26.05.2016 (bozma, oybirliği)
Alıntıdaki ifade, kararda nakdi yardım için kullanılmıştır. Aynı gerekçede nakdi yemek ücretinin kaldırılıp işyerinde yemek verilmesi, nakdi yol ücretinin kaldırılıp otobüs bileti verilmesi esaslı değişiklik sayılmamıştır. Karar alt işveren işçileri ve bakanlık genelgeleri çerçevesinde verilmiştir. Her işyerine aynen taşınamaz, ama m.22’nin nasıl okunduğunu gösterir.
Yemek ve Yol Yardımı Kesildiğinde Hangi Davranışlar Hak Kaybına Yol Açar?
Aşağıdaki davranışlar, sonradan ispatı güçleştirebilir ya da süreyi kaçırtabilir.
- Değişiklik metnini itiraz kaydı düşmeden imzalamak. İmzalı bir kabul, m.22 korumasını ortadan kaldırabilir.
- Tazminat ödemesiyle birlikte ibranameyi imzalamak. İbra sözleşmesi yazılı olmalı, sözleşmenin bitiminden en az bir ay sonra yapılmalı ve alacağın türü ile miktarı açıkça belirtilmelidir. Ödeme banka aracılığıyla noksansız yapılmazsa ibra kesin hükümsüzdür.[14] Ayrıntı için ibraname nedir yazısına bakılabilir.
- Haklı fesih için öğrenme tarihinden başlayan altı iş günlük süreyi hesaba katmamak.
- Arabulucuya başvurmadan dava açmak.
- Bordro, kart dökümü ve yazışmaları toplamadan işten ayrılmak.
İşveren sözleşmeyi feshederse işe iade süreleri devreye girer. Geçerli neden ve işe iade başvurusu için işe iade davası yazısındaki sürelere bakılır. Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulur.[15]
Maaştan kesinti yapılabilecek haller maaştan kesinti yazısında anlatılır.
Yol ve Yemek Ücreti Hakkında Sık Sorulan Sorular
Yol ve yemek ücreti iş sözleşmesinde yazmıyorsa kaldırılabilir mi?
Yazılı olmaması tek başına serbestçe kaldırılabileceği anlamına gelmez. 4857 sayılı Kanun m.22 işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarını da kapsar. Uygulamanın süresi, düzeni ve kimlere yapıldığı incelenir.
İşveren yemek kartı yerine öğle yemeği vermeye başlayabilir mi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Bakanlık genelgelerine dayanan bir alt işveren olayında nakdi yemek ücretinin kaldırılıp işyerinde yemek verilmesini, Medeni Kanun m.2’ye aykırı olmamak şartıyla esaslı değişiklik saymamıştır. Niteliği değiştirilmeden miktarın azaltılması veya kaldırılması ise ayrı değerlendirilmiştir.
Yardım kesilince kıdem tazminatıyla birlikte işten ayrılabilir miyim?
Kanun, ücretin hesap edilmemesi veya ödenmemesini ve çalışma şartlarının uygulanmamasını haklı fesih nedenleri arasında sayar. Yardımın bu hallere girip girmediği olaya göre değerlendirilir. Fesih hakkı olayın öğrenildiği günden itibaren altı iş günü içinde kullanılmalıdır.
Yemek ve yol yardımı alacağı kaç yılda zamanaşımına uğrar?
Yardımın ücret niteliğinde sayıldığı hallerde ücret alacağı için beş yıllık süre uygulanır. Süre alacağın muaccel olmasıyla başlar. Aylık ödenen yardımda her ayın alacağı ayrı değerlendirilir.
Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Evet. Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi alacağı davalarında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Başvurulmadan açılan dava usulden reddedilir.
Yemek ve yol yardımı kıdem tazminatı hesabına dahil edilir mi?
Kanun, asıl ücrete ilaveten sağlanan para ve para ile ölçülebilen menfaatleri hesaba katar. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bir kararında servis ve yemek yardımının fiilen yapılıp yapılmadığının araştırılmasını istemiştir.
Kaynaklar
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.36/1 ve m.36/2. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.22/1. ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2016/16134, K.2016/12462, 26.05.2016. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II (e) ve (f) bentleri. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.26/1. ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 ve m.3/2. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32/son. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu ek m.3. ↩
- 1475 sayılı İş Kanunu m.14. ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2014/5767, K.2014/6565, 03.03.2014. ↩
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.80 (b) bendi. ↩
- 5510 sayılı Kanun m.80 (c) bendi. ↩
- Yargıtay 9. HD, E.2025/7537, K.2025/8613, 06.11.2025. ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2. ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu m.20/1. ↩