Arabuluculuk bürosundan davet geldi. Karşı tarafın ilk savunması kısa. İşçiye elden ödeme yapıldı ve bordrolar da imzalı. Bu savunma dosyanın yönünü belirler, ama sonucu tek başına belirlemez.
Elden ödeme kanunda yasak değildir. Yasak olmaması, ödemenin yapıldığının kendiliğinden kabul edileceği anlamına da gelmez. Aşağıda önce bakılacak belgeler, sonra süreler ve başvuru yolu kronolojik sırayla anlatılıyor.
Elden Ödeme İddiasıyla Karşılaşınca İlk Bakılacak Üç Şey
Dosyayı açmadan önce üç noktayı not almak, sonraki her işlemi kolaylaştırır.
- İmzanın üstündeki yazı. Bordroda yalnızca ücret tutarı mı var, yoksa ödemenin elden alındığı da yazılı mı? İmzanın hangi aylara ait olduğu ayrı ayrı bakılır.
- Banka kayıtları. Hesaba yatan tutar bordrodaki net ücretle uyuşuyor mu? Fark varsa elden ödeme savunması o farka yönelir.
- Tarihler. İşten çıkış günü, tartışmalı aylar ve ücretin ödenmesi gereken günler listelenir. Zamanaşımı ve arabuluculuk hesabı bu listeden yapılır.

Ücretin Elden Ödenmesi Kanunda Yasak mı? Banka Zorunluluğu Kimleri Bağlar?
4857 sayılı İş Kanunu‘nun 32. maddesi, ücretin kural olarak Türk parasıyla işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödeneceğini söyler.[1] Yani işyerinde ödeme kanun metninde açıkça sayılmıştır.
Banka zorunluluğu ise yetkili makamın ayrıca getireceği bir düzenlemeye bağlıdır. Vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, işçi sayısı ve işyerinin bulunduğu il gibi unsurlar bu düzenlemede dikkate alınır. Zorunlu tutulan işveren ücreti banka hesabı dışında ödeyemez. Zorunluluğa rağmen banka dışında ödeme yapana idari para cezası öngörülmüştür.[2]
Zorunluluğun hangi işveren ve hangi dönem için geçerli olduğu bu nedenle ayrıca kontrol edilir. Her işyeri için aynı sonuç çıkmaz.
Ödeme nerede yapılırsa yapılsın, işveren ücret hesabını gösteren imzalı ya da işyerinin özel işaretini taşıyan bir pusula vermek zorundadır. Pusulada eklemeler ve kesintiler ayrı ayrı görünmelidir.[3] İş sözleşmesi sona erdiğinde de ücretin tam olarak ödenmesi gerekir. İşçiye elden ödeme yapılan işyerinde bile pusula düzenleme yükümlülüğü sürer.
Elden Ödeme Uyuşmazlığında Hangi Süre, Hangi Başvuru Yolu?
Tablo olayları takvim sırasıyla toplar. Her satırın dayanağı yanında yazılıdır.
| Ne Zaman | Hangi Süre veya Kural | Kime Başvurulur |
|---|---|---|
| Ücret ödeme gününden 20 gün geçti, ödeme yok | İşçi iş görmekten kaçınabilir. Gününde ödenmeyen ücrete mevduatın en yüksek faizi uygulanır (4857 m.34) | İşverene yazılı bildirim yapılması önerilir |
| Ücretin eksik ya da hiç ödenmediği anlaşıldı | Ücret alacağında zamanaşımı 5 yıl (4857 m.32, TBK m.147) | Önce arabuluculuk bürosu |
| Sözleşme bitti, kıdem, ihbar ve izin ücreti isteniyor | Zamanaşımı 5 yıl, başlangıç alacağa göre değişir (4857 ek m.3) | Önce arabuluculuk bürosu |
| Arabulucuya başvuru | Dava şartıdır. Görevlendirmeden 3 hafta, zorunlu durumda 1 hafta uzar. Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur (7036 m.3) | Karşı tarafın yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yerdeki büro |
| Son tutanak düzenlendi, anlaşma yok | Tutanak dilekçeye eklenir. Eksikse 1 haftalık kesin süre verilir (7036 m.3/2) | Yetkili iş mahkemesi |
| Çalışma SGK’ya hiç bildirilmemiş | Hizmetin geçtiği yılın sonundan 5 yıl (5510 m.86) | İş mahkemesi |
Alacak davasında işe iade davasındaki gibi kısa bir dava açma süresi yoktur, sınır zamanaşımıdır. Arabuluculuk başvurusu süreyi durdurur, ama başvuruyu son günlere bırakmak risklidir. Ayrıntılar için işçilik alacaklarında zamanaşımı ve iş davasında arabuluculuk sayfalarına bakılabilir.
Her ayın ücreti kendi ödeme gününde muaccel olur ve zamanaşımı da o günden başlar.[4] Bu nedenle en eski aylar önce zamanaşımına yaklaşır. Tüm dönem için tek bir tarih hesaplanmaz. Her ay ayrı ayrı sayılır.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereği dava, davalının yerleşim yerindeki ya da işin yapıldığı yerdeki iş mahkemesinde açılır.[5] İstanbul’da hangi adliyenin yetkili olduğu işyerinin adresine göre belirlenir. Bu konu iş mahkemesi görev ve yetki yazısında ayrıca ele alınıyor.
Elden Ödeme Savunmasında İmzalı Bordro, Banka Farkı ve Tanık Durumları
Bordro İmzalıysa Elden Ödeme Nasıl Değerlendirilir?
Ödemenin ispatı işverene aittir. İşveren imzalı bir ücret belgesi sunduğunda bu belge ödemeyi gösteren yazılı delil olur ve aksini ileri süren işçi, imzanın neden atıldığını ve gerçekte ne ödendiğini başka delillerle göstermek zorunda kalır.[6]
İmzanın sahteliği, bordronun gerçeği yansıtmadığı ya da imzanın başka bir amaçla atıldığı iddiaları ayrıca ispat ister. İmzayla birlikte ihtirazi kayıt düşülmüşse, bu kayıt delil değerlendirmesinde ipucu olur.
Banka Hesabına Daha Az Tutar Yattıysa Ne Olur?
Banka kaydı ödemeyi gösteren belgedir. Hesaba hiç geçmeyen kısım için ise elden ödeme savunması belgeyle desteklenmelidir. Yargıtay’ın incelediği bir dosyada işçi, ücretin bankadan yatacağına güvenerek ücret zarflarını imzalamıştı. Bankadan ödemeler eksik çıkınca banka kaydı ve avans belgelerindeki tutarlar mahsup edilerek alacağın belirlenmesi gerekti.
Pratikte yapılacak iş, farkın aylık dökümünü çıkarmaktır. Hangi ayda imzalanan tutar ile bankaya yatan tutar arasında ne kadar fark kaldığı tabloya yazılır. Bilirkişi hesabı çoğu zaman bu dökümden yürür. Rapora karşı yol için bilirkişi raporuna itiraz sayfasına bakılabilir.
Elden Ödeme Yalnızca Tanıkla Anlatılırsa Yeterli Olur mu?
Ücret para borcudur. Hukuki işlemin değeri kanundaki parasal sınırı aşıyorsa senetle ispatı gerekir ve bu hususlarda tanık ancak karşı tarafın açık muvafakati ya da delil başlangıcı varsa dinlenebilir. Kanundaki istisnalar ayrıca saklıdır.[7] Senede bağlı iddiaya karşı tanıkla ispat yasağı da bulunur.
Bu yüzden “herkes ödendiğini biliyor” anlatımı, senetle ispat sınırını aşan ödemelerde tek başına yetmez. Sınırın altında kalan tutarlarda tanık dinlenebilir. Sınırın güncel tutarı her dönem değişir ve resmi kaynaktan kontrol edilir.
İmzalı Ücret Belgesi ve Tanık Konusunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Ne Dedi?
Dosyada yurt dışı şantiyede çalışan işçi ücretin bir kısmının elden, bir kısmının bankadan ödendiğini ileri sürüyordu. İşveren ise ücret zarflarına dayanarak eksiksiz ödeme yaptığını savunuyordu. Daire 13.05.2024 tarihli kararında ispat yükünü ve delil türünü şöyle açıkladı.[8]
“Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.”
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/4467, K. 2024/8249, 13.05.2024 (bozma)
Daire bu genel ilkeyi hatırlatmış, tanık anlatımlarını da zarflar ve banka kayıtlarıyla birlikte değerlendirmiştir. Bozma sebebi eksik incelemedir, çünkü Daireye göre banka kaydı ve avans belgelerindeki tutarlar mahsup edilerek ödenmeyen ücret alacağının belirlenmesi gerekirdi. Karar oybirliğiyle verilmiştir. İmza, zarf ve banka kayıtları dosyaya özgüdür, her olay kendi delilleriyle değerlendirilir.
Elden Ödenen Kısım SGK Primine ve Tazminat Hesabına Yansır mı?
Prime esas kazanç, hak edilen ücretler ile prim, ikramiye gibi ödemelerin brüt toplamıdır. Kanundaki istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın ödemeler prime esas kazanca girer.[9] Aylık prim ve hizmet belgesini vermek ve primi ödemek işverenin görevidir.[10]
İşçiye elden ödeme yapıldığında prim bildirimi ayrı bir sorudur. Ücretin bir kısmının bordro dışında verildiği düzenler asgari ücretten sigorta yazısında da ele alınıyor.
Elden ödenen tutar bildirimde yer almazsa SGK dökümünde kazanç düşük görünür. Bu durum emeklilik, işsizlik ödeneği ve tazminat hesabını etkileyebilir. Çalışmanın hiç bildirilmediği durumlarda 5510 sayılı Kanun‘un 86. maddesi beş yıllık başvuru süresi tanır. Kazancın eksik bildirilmesinde izlenecek yol ise dosyadaki belgelere göre belirlenir. Bu sürece hizmet tespit davası ve eksik gün bildirimi sayfaları ışık tutar.
Kıdem tazminatı son ücret üzerinden hesaplanır. Temel ücrete eklenen para ve para ile ölçülebilen menfaatler de hesaba katılır.[11] Hesapta bordrodaki tutar değil gerçek ücret esas alınır. Gerçek ücretin bordrodan yüksek olduğunu ileri süren taraf bunu ispat eder. Ayrıntı kıdem tazminatına esas ücret yazısında, rakamlı deneme ise kıdem tazminatı hesaplama aracında yapılır.
Elden ödeme tartışması olan kalemlerle birlikte diğer alacakları tek dökümde görmek için tüm işçi alacakları hesaplama aracı kullanılabilir.
Elden Ödeme Uyuşmazlığında Yapılmaması Gereken Beş Hata
- Ödeme almadan bordro imzalamak. İmzalı belge sonradan ödemenin yapıldığına delil olarak gösterilebilir. Eksik ödeme varsa imzayla birlikte ihtirazi kayıt düşmek daha güvenlidir.
- Banka dökümünü ve yazışmaları saklamamak. Mesajlar, hesap hareketleri ve eski bordrolar dosyanın temel delilidir.
- Arabuluculuğu atlayıp doğrudan dava açmak. Arabulucuya başvurulmadan açılan alacak davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.[12]
- Fesihten sonra içeriğini okumadan ibraname veya makbuz imzalamak. Geçerli ibra için yazılı olma, sözleşmenin bitiminden en az bir ay sonra düzenlenme, alacağın türünün ve miktarının açık yazılması ve ödemenin banka aracılığıyla noksansız yapılması aranır.[13] Ayrıntı için ibraname nedir sayfasına bakılabilir.
- Bordroyu SGK dökümüyle karşılaştırmamak. Karşılaştırma yapılmazsa elden ödenen kısmın bildirilmediği geç anlaşılır.
İşveren açısından da benzer bir sonuç çıkar. Banka zorunluluğu varken elden yapılan ödeme idari para cezasına yol açabilir. Zorunluluk yoksa bile imzalı pusula ve düzenli kayıt, ödemenin ispatı için temel belge olarak kalır. Ücret hiç yatmıyorsa maaşı ödenmeyen işçi ne yapmalı yazısındaki yol izlenir.
İşçiye Elden Ödeme Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ücret elden ödenebilir mi?
Evet, 4857 sayılı Kanun’un 32. maddesi işyerinde ödemeyi sayar. Ancak banka hesabıyla ödeme zorunlu tutulmuş işverenler banka dışında ödeme yapamaz. Her durumda imzalı ya da işyerinin işaretini taşıyan ücret pusulası verilmesi gerekir.
Bordroyu imzaladım ama para eksik geldi, hakkımı kaybeder miyim?
İmza tek başına hak kaybı sayılmaz. İmzalı belge ödemeyi gösteren güçlü bir delildir ve aksini iddia eden işçi bunu başka delillerle göstermek zorunda kalır. Banka kaydı, avans belgeleri ve imzanın atıldığı koşullar birlikte incelenir. Yargıtay bir kararında, işçinin ücretin bankadan yatacağına güvenerek zarfları imzaladığını kabul etmiş ve banka ile avans kayıtlarının mahsup edilmesini istemiştir.
Elden ödemeyi işveren tanıkla ispat edebilir mi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne göre senetle ispatı gereken, yani Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki parasal sınırı aşan bir ücret ödemesi tanıkla ispatlanamaz. Senetle ispat sınırının altındaki tutarlar ile karşı tarafın açık muvafakati, delil başlangıcı ve 203. maddedeki istisnalar saklıdır. Aynı kararda bozmanın dayanağı eksik inceleme olmuş, banka kaydı ve avans belgelerindeki tutarların mahsup edilmesi istenmiştir.
Elden ödenen ücret için süre ne kadardır?
Ücret alacağında zamanaşımı beş yıldır. Arabuluculuk başvurusundan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur. Kıdem ve ihbar gibi alacaklarda da süre beş yıldır, ancak başlangıç tarihi farklıdır.
Arabulucuya gitmeden dava açılabilir mi?
İşçilik alacağı davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Başvurulmadan dava açılırsa mahkeme davayı usulden reddeder. Son tutanak eksikse dilekçeye eklenmesi için bir haftalık kesin süre verilir.
Kaynaklar
- 4857 sayılı İş Kanunu, m.32 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, m.32 ve m.102/a, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.407 ↩
- 4857 sayılı İş Kanunu, m.37 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.149 ve m.406 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m.6 ↩
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m.6, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.190 ve m.205 ↩
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m.200, m.201, m.202 ve m.203 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/4467, K. 2024/8249, 13.05.2024 ↩
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, m.80 ↩
- 5510 sayılı Kanun, m.86 ve m.87 ↩
- 1475 sayılı İş Kanunu, m.14 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, m.3/2 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m.420 ↩