Bir işçi işe başladığı ilk hafta makinede elini ezdi. İşe giriş bildirgesi verilmemişti, maaş elden ödeniyordu. Sigortasız çalışırken iş kazası geçiren işçi bu noktada üç ayrı süreyle karşılaşır. Birincisi tedavi ve rapor süreci, ikincisi işverenin bildirim süresi, üçüncüsü ise çalışmanın ispatı için işleyen hak düşürücü süredir.
Kanun bu işçiyi korumasız bırakmaz. Fiilen çalışıyorsa kaza günü sigortalı sayılır ve SGK yardımları devreye girer. Yazıda hangi işlemin hangi sırayla ve hangi süre içinde yapılacağı gösterilir.
Sigortasız Çalışırken İş Kazası Geçiren İşçi Kanunen Sigortalı Sayılır mı?
Hizmet akdiyle çalıştırılanlar 5510 sayılı Kanun’a göre sigortalı sayılır.[1] Sigortalılık, işçinin çalışmaya başladığı tarihte başlar.[2] Metindeki ölçüt fiilen işe başlamadır, bildirgenin verildiği gün değildir.
Bildirim yükümlülüğü işverene aittir. İşveren, işçiyi sigortalılık başlangıcından önce işe giriş bildirgesiyle Kuruma bildirmek zorundadır. İşçinin kendini Kuruma bildirmemesi ise işçi aleyhine delil sayılmaz.[3] Bildirim yapılmış ancak ücret düşük gösterilmişse durum farklıdır. Bu ihtimal için asgari ücretten sigorta yazısı ayrıca incelenebilir.

Kaza Sonrası İlk Üç Günde Hangi Üç Konu Kontrol Edilir?
Kaza günü ve izleyen iş günlerinde üç konu birlikte takip edilir.
- Tedavi. Acil servise gidilir ve olayın iş kazası olduğu belirtilir. İş kazası halinde sağlık hizmeti için aranan otuz günlük prim şartı uygulanmaz.[4]
- Bildirim. İşveren kazayı kolluğa derhal, Kuruma da en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmek zorundadır.[5] Süresinde bildirilmeyen kazada, bildirim tarihine kadar geçen süre için ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir.[6]
- Delil. Kaza tutanağı, istirahat raporu, olay yerinin fotoğrafı, banka dekontları ve işverenle yazışmalar saklanır. Olayı gören çalışanların adı ve iletişim bilgisi not edilir.
Sigortasız Kaza Sonrası Süreler ve Başvuru Yolları Nelerdir?
Aşağıdaki tablo, sigortasız çalışırken iş kazası geçiren işçinin kullanabileceği yolları süreleriyle birlikte gösterir. Her satır ayrı bir hakka ve ayrı bir süreye karşılık gelir.
| Aşama | Süre | Başvuru yeri | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kazanın bildirimi | Kolluğa derhal, Kuruma üç iş günü | İşveren, SGK | 5510 m.13/2-a |
| Tedavi | Kaza gününden itibaren | Hastane, acil servis | 5510 m.63, m.67 |
| Geçici iş göremezlik ödeneği | İstirahat raporu süresince | SGK | 5510 m.16, m.18/a, m.23 |
| Hizmet tespiti davası | Çalışılan yılın sonundan beş yıl | İş mahkemesi | 5510 m.86/9 |
| Kuruma başvuru | Altmış günde cevap yoksa ret sayılır (hizmet tespiti hariç) | SGK | 7036 m.4/1 |
| Arabuluculuk (kıdem, ihbar, ücret gibi işçilik alacakları) | Dava öncesi, üç hafta | Arabuluculuk bürosu | 7036 m.3/1, m.3/10 |
| İş kazası tazminatı | Haksız fiil hükmünde öğrenmeden iki yıl, fiilden on yıl. Sözleşme hükümleri uygulanırsa on yıl. Hangisinin uygulanacağı dosyaya göre belirlenir ve en kısa süre esas alınmalıdır. | İş mahkemesi | TBK m.72, m.146, m.417/3, m.60 |
| Kıdem, ihbar, izin alacağı | Beş yıl | İş mahkemesi | 4857 ek m.3 |
Başlangıç günü hakka göre değişir. Tarihler dilekçeden önce tek tek hesaplanmalıdır. Staj veya çıraklık sırasında yaşanan kazalar için stajyer ve çırak hakları yazısına bakılabilir.
İşe Giriş Bildirgesi Verilmemişse SGK Ödemelerinin Yükü Kime Düşer?
Sigortalı çalıştırmaya başlandığı süresinde bildirilmemişse özel bir kural işler. Bildirgenin sonradan verildiği veya çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazasında gelir ve ödenekler Kurumca ödenir.[7] Kurumun ödeme yükümlülüğü bu durumda da devam eder.
Kurum, yaptığı ve ileride yapacağı masrafları ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerini işverene ödettirir. Bu rücu için işverenin kusuru aranmaz.[8] Bildirgesi verilmiş işçide ise rücu için işverenin kastı ya da iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi gerekir.[9] Hükümler mevzuat.gov.tr’deki 5510 sayılı Kanun metninde okunabilir.
Bildirgeyi süresinde vermeyen işverene her sigortalı için asgari ücrete bağlı idari para cezası uygulanır. Çalıştırma denetimle ya da mahkeme kararıyla anlaşılırsa ceza tutarı yükselir.[10]
Hizmet Tespiti Davası Hangi Süre İçinde Açılmalıdır?
İşveren çalışmayı hiç bildirmemişse işçi çalıştığını iş mahkemesinde ispatlamak zorundadır. Dava, hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır.[11] Bu süre hak düşürücüdür. Örneğin 2026 yılında geçen çalışma için süre 2026 yılının sonundan işlemeye başlar ve 2031 yılının sonunda dolar.
Dava işveren aleyhine açılır ve Kuruma resen ihbar edilir. Kurum fer’i müdahil olarak davaya katılır.[12] Sosyal güvenlik uyuşmazlıklarında dava öncesi Kuruma başvuru zorunluluğu, hizmet akdine tabi çalışma sürelerinin tespiti taleplerini kapsamaz.[13] Metin 7036 sayılı Kanun’un resmi PDF’inde yer alır.
Bu davalar kamu düzenini ilgilendirir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi bir hizmet tespiti kararında, mahkemenin taraf delilleriyle yetinmeyip kendiliğinden araştırma yapabileceğini belirtmiştir. Aynı kararda genel ilke olarak, işyeri kayıtlarının ve bordroların getirtilmesi, bordrolu çalışanların ve aynı çevrede faaliyet yürüten tarafsız işverenlerin tanık olarak dinlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.[14]
Çalışmayı Kanıtlamak için Tanık, Banka Kaydı ve Kaza Tutanağı Nasıl Kullanılır?
Banka kayıtları ödeme düzenini ortaya koyabilir. Hastane acil kaydı ile kaza tutanağı, işçinin o gün işyerinde bulunduğunu gösterebilir. Tanık anlatımı ise işin niteliğini, çalışma süresini ve işverenin talimatlarını açıklar.
Eski çalışanlar, aynı işyerindeki bordrolu çalışanlar ve çevredeki esnaf tanıklık için düşünülebilir. Mesajlar, iş talimatı yazışmaları ve işyerinde çekilmiş fotoğraflar tanık beyanını destekler. Kaza tazminatı davasında da çalışma ilişkisi tartışma konusu olur. Bu yüzden aynı deliller ikinci dosyada da kullanılır.
İş Kazası Tazminatı için Zamanaşımı ve Dava Şartları Nelerdir?
İş kazası tazminatı SGK ödemeleriyle sınırlı değildir. Bedensel zararın kalemleri özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır.[15] Manevi tazminat ayrıca istenebilir.[16] Hesaplama her dönem güncellenen parametrelerle bilirkişi eliyle yapılır.
Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten iki yıl, her halde fiilin işlendiği tarihten on yıl sonra zamanaşımına uğrar. Fiil, ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır.[17]
İşverenin işçiyi koruma borcuna aykırılıktan doğan zarar sözleşmeye aykırılık hükümlerine bağlanırsa genel zamanaşımı olan on yıl gündeme gelir.[18] Birden çok sorumluluk sebebi varsa hakim, aksi istenmedikçe zarar görene en elverişli sebebe göre karar verir.[19] Hangi sürenin uygulanacağı önceden kesin bilinemediği için en kısa süre esas alınmalıdır.
İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir.[20] Kıdem, ihbar ve ücret gibi işçilik alacakları için ise arabuluculuk dava şartıdır.[21]
Üç Farklı Sigortasız Çalışma Durumunda Hangi Yol İzlenir?
Sigortasız çalışırken iş kazası farklı biçimlerde yaşanır. Aşağıdaki üç durum yolun nasıl ayrıldığını gösterir.
İlk durumda işveren kazadan sonra bildirgeyi verir. İşçi bir atölyede yaralanmış, işveren ise kazadan bir hafta sonra geriye dönük giriş yapmıştır. Bildirge kazadan sonra verildiği için 5510 m.23 uygulanır. Kurum gelir ve ödenekleri öder, masrafı sonradan işverene yükler.
İkinci durumda işveren çalışmayı inkar eder. Kayıt yoktur, kaza tutanağı da düzenlenmemiştir. Burada hizmet tespiti davası ve tanık delili öne çıkar. Beş yıllık süre çalışılan yılın sonundan başladığı için tarih hesabı erkenden yapılır.
Üçüncü durumda işçi kazadan sonra işten ayrılır ya da çıkarılır. Kıdem, ihbar ve ücret alacakları için önce arabulucuya başvurulur. Arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır, bu süreyi zorunlu hallerde en fazla bir hafta uzatabilir. Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur.[22]
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, primlerin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması ve düşük ücretten yatırılması hallerinde işçiye haklı fesih imkanı tanıdığını belirtmiştir. Aynı kararda fesih hakkının, eksik ödeme tamamlanana kadar kullanılabileceği açıklanmıştır.[23] Şartlar için işçinin haklı nedenle feshi ve kıdem tazminatı şartları yazıları incelenebilir. Tutar için kıdem tazminatı hesaplama aracı, zamanaşımının işleyişi için kıdem tazminatı faizi ve zamanaşımı yazısı kullanılabilir.
Bir Yargıtay Kararı Sigortasız Çalıştırılan İşçinin Kazasında İşverenin Sorumluluğunu Nasıl Değerlendirdi?
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, Kurumun işverene açtığı rücu davasında mahkemenin 5510 sayılı Kanun’un 23. maddesinin koşullarını incelemeden kusur oranına göre karar vermesini bozma nedeni saymıştır. Daire, maddenin sigortasız işçi çalıştırılmasını önlemeyi amaçladığını da belirtmiştir.
“23’üncü maddeye göre işverenin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkesine dayanır.”
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E.2017/2905, K.2018/9593, 24.12.2018 (bozma, oybirliği)
Alıntı, bozma gerekçesinin dayanağıdır. Aynı gerekçede zarar görenin müterafik kusuru varsa hakimin uygun bir indirim yapabileceği de belirtilmiştir.[24] Kusursuz sorumluluk bu yüzden kusur tartışmasını tümüyle ortadan kaldırmaz.
Sigortasız İş Kazasından Sonra Süre Kaybettiren Hatalar Nelerdir?
Aşağıdaki davranışlar süre ve delil kaybına yol açar.
- Kazanın bildirildiğini varsayıp e-Devlet hizmet dökümünü kontrol etmemek.
- Banka dekontlarını, mesajları ve kaza tutanağını saklamamak.
- Hizmet tespiti süresini kaza tazminatının zamanaşımıyla karıştırmak.
- Arabulucuya başvurmadan işçilik alacağı davası açmak.
- İşverenin uzattığı belgeyi alacağın türü ve miktarı yazılmadan imzalamak.
İbra sözleşmesinin yazılı olması, sözleşmenin sona ermesinden en az bir ay geçmesi, alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi ile ödemenin banka aracılığıyla noksansız yapılması gerekir.[25] Ayrıntılar için ibraname nedir yazısına bakılabilir.
Sigortasız İş Kazasında Süreler Hakkında Sık Sorulan Sorular
İşe giriş bildirgesi verilmemiş işçi iş kazasında SGK yardımı alabilir mi?
Evet, çalışma ilişkisi ortaya konduğunda işçi çalışmaya başladığı tarihten itibaren sigortalı sayılır. İş kazasında sağlık hizmeti için otuz günlük prim şartı aranmaz. Geçici iş göremezlik ödeneği için Kurumca yetkilendirilen hekimden alınan istirahat raporu gerekir.
İşveren kazayı SGK'ya bildirmezse ne olur?
Bildirim tarihine kadar geçen süre için ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca işverenden tahsil edilir. Kazayı süresinde bildirmeyen işverene 6331 sayılı Kanun m.26 uyarınca SGK idari para cezası verir. İşe giriş bildirgesini vermeyen işverene ise 5510 sayılı Kanun m.102 uyarınca ayrıca ceza uygulanır. İşçinin hakkı bu yüzden ortadan kalkmaz.
Hizmet tespiti davası için süre ne zaman başlar?
Süre, hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlar ve beş yıldır. 2026 yılındaki çalışma için süre 2026 yılının sonundan işlemeye başlar. Süre hak düşürücü olduğu için tarih hesabı erken yapılmalıdır.
Hizmet tespiti için önce SGK'ya başvurmak gerekir mi?
Hayır. Hizmet akdine tabi çalışma sürelerinin tespiti talepleri, dava öncesi Kuruma başvuru zorunluluğunun dışındadır. Dava işveren aleyhine açılır ve Kuruma resen ihbar edilir.
İş kazası tazminatı davasından önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Hayır. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı değildir. Kıdem, ihbar ve ücret gibi işçilik alacakları için ise dava şartıdır.
İş kazasından doğan tazminat istemi ne kadar sürede zamanaşımına uğrar?
Zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten iki yıl, her halde fiilin işlendiği tarihten on yıl sonra zamanaşımına uğrar. Fiil için ceza kanunlarında daha uzun süre öngörülmüşse o süre uygulanır. İşverenin işçiyi koruma borcuna aykırılık sözleşme hükümlerine bağlanırsa genel süre on yıldır. Hangisinin uygulanacağı önceden kesin bilinemediği için en kısa süre esas alınmalıdır.
Kaynaklar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.4/1-a ↩
- 5510 sayılı Kanun m.7/1-a ↩
- 5510 sayılı Kanun m.8/1 ve m.8/2 ↩
- 5510 sayılı Kanun m.63 ve m.67 ↩
- 5510 sayılı Kanun m.13/2-a ↩
- 5510 sayılı Kanun m.21/2 ↩
- 5510 sayılı Kanun m.23/1 ↩
- 5510 sayılı Kanun m.23/2 ↩
- 5510 sayılı Kanun m.21/1 ↩
- 5510 sayılı Kanun m.102/1-a ↩
- 5510 sayılı Kanun m.86/9 ↩
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.4/2 ↩
- 7036 sayılı Kanun m.4/1 ↩
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2025/13965, K.2026/3952, 07.04.2026 (bozma, oybirliği) ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.54 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.56 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.72/1 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.417/3 ve m.146 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.60 ↩
- 7036 sayılı Kanun m.3/3 ↩
- 7036 sayılı Kanun m.3/1 ↩
- 7036 sayılı Kanun m.3/10 ve m.3/17 ↩
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2015/17205, K.2017/19308, 28.11.2017 (bozma, oybirliği) ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.51 ve m.52 ↩
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420/2 ↩