İçeriğe geç
Kartaltepe Mah. Bakırköy / İstanbul0544 355 13 55
Hukuk Davaları, İstanbul Bakırköy

Dolandırıcılık Suçu: Cezası ve Şikayet Süresi

Yayın

Cuma öğleden sonra telefon çaldı. Arayan kendini bankanın güvenlik birimi olarak tanıttı ve hesabın risk altında olduğunu söyledi. Yönlendirmeyle yapılan havale bir saat sonra fark edildi. Hukuk dilinde bu olay dolandırıcılık suçu şüphesidir. Kayıtların saklanması ve başvuru için zaman o andan itibaren önem kazanır.

Zaman, ifadeye çağrılan şüpheli için de önemlidir. Mağdur da şüpheli de kendi süresini bilmek zorundadır. Aşağıda önce ilk bakılacak noktalar, sonra süre tablosu ve karar aşamaları sıralanır.

Dolandırıcılık Şüphesinde İlk Bakılacak Üç Şey Nedir?

  • Hile var mı? Para kendi iradenizle ama aldatılarak verildiyse dolandırıcılık gündeme gelir. Kartınız ya da bilgileriniz izinsiz kullanıldıysa suçun adı değişebilir. Nitelendirmeyi savcılık yapar.
  • Kayıtlar yerinde mi? Dekont, mesaj, arama kaydı, ilan ekran görüntüsü ve hesap hareketleri silinmeden saklanır. Telefon sıfırlanmaz.
  • Banka haberdar mı? Hesabın bağlı olduğu bankaya aynı gün bildirim yapılır ve kayıt numarası alınır. Bu kayıt savcılığa sunulacak dosyanın ilk belgesi olur.

Suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılır. Yazılı verilebilir, sözlü anlatım tutanağa da geçirilebilir.[1] İstanbul’da bu başvuru Bakırköy gibi adliyelerdeki başsavcılıklara ya da en yakın karakola yapılabilir. Dilekçe düzeni için suç duyurusu dilekçesi örneğine bakılabilir.

Çağrı kağıdı eline geçen şüpheli için ilk iş, kağıttaki tarihi, birimi ve suç başlığını okumaktır. Çağrıda yazan nitelendirme başlangıçtır ve soruşturma sürerken değişebilir. Şüpheli, soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir.[2] İfadesinde suç hakkında açıklama yapmama hakkı da kendisine hatırlatılır.[3]

Olayın soyut ve genel anlatılması soruşturmaya geçilmeden kapanma riski doğurur.[4] Tarih, hesap bilgisi, telefon numarası ve ödeme yolu bu yüzden başvuruda açıkça yazılır.

Dolandırıcılık suçunda delil saklama, şikayet süresi, zamanaşımı ve itiraz sürelerini dört kutuda özetleyen bilgi kartı.

Dolandırıcılık Suçu Nedir ve Cezası Kaç Yıldır?

Kanun, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına kendine ya da başkasına yarar sağlamayı suç sayar. Temel dolandırıcılık suçunun cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.[5]

Nitelikli hallerde ceza üç yıldan on yıla çıkar. Bilişim sistemlerinin ya da banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması bu hallerden biridir. Kendini kamu görevlisi ya da banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak da nitelikli haldir.[6]

Bazı bentlerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır. Bu bentler arasında bilişim ve banka aracı kullanımı ile kurum çalışanı gibi görünme vardır. Adli para cezası da suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[7]

Suç üç ya da daha fazla kişiyle birlikte işlenirse ceza yarı oranında artar. Suç işlemek için kurulmuş örgütün faaliyeti kapsamında işlenirse artış bir kat olur.[8]

Temmuz 2026’da 158. maddeye dördüncü fıkra eklendi. Fıkra 157. maddedeki suçlara iştiraki düzenler. Kişi, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait banka ya da kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalmışsa verilecek ceza yarı oranında indirilir.[9]

Bu hüküm suçu ortadan kaldırmaz, yalnız cezayı etkiler. 7589 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi, 31 Temmuz 2026’dan önce hüküm verilmiş dosyalar için geçiş kuralı koyar. Dördüncü fıkranın uygulanacağı sanıkların kanun yolu incelemesindeki dosyalarında bozma kararı verilip dosya ilk derece mahkemesine gönderilir. İnfaz aşamasındaki dosyalarda ise zarar, mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde tamamen giderilirse 168. maddenin ikinci fıkrasındaki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilir.[10]

Hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek için hileye başvuran kişi için ayrı hüküm vardır. Ceza altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır ve şikayet üzerine verilir.[11]

Dolandırıcılıkta Şikayet Süresi ve Zamanaşımı Nasıl İşler?

Temel dolandırıcılık suçunun kanun metninde “şikayet üzerine” ibaresi yoktur. Bu suç şikayete bağlı değildir. Savcılık haberi aldığı anda kendiliğinden soruşturmaya başlar. Altı aylık şikayet süresi bu suçta aranmaz.

Altı ay yalnız şikayete bağlı suçlarda işler. Süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar.[12] Alacak tahsili amacıyla işlenen hile (m.159) bu gruba girer. Yakın akrabalar arasındaki bazı hallerde ceza verilmez, bazı hallerde ise şikayet üzerine ceza yarı oranında indirilir.[13]

Asıl süre sınırı dava zamanaşımıdır. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda süre sekiz yıldır. Temel dolandırıcılık bu gruptadır.[14]

Beş yıldan fazla, yirmi yıldan az hapis gerektiren suçlarda süre on beş yıldır. Nitelikli dolandırıcılık bu gruba girer. Süre belirlenirken dosyadaki delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.[15]

Savcı huzurunda ifade alınması veya sorguya çekilme, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkumiyet kararı zamanaşımını keser. Kolluk önünde alınan ifade bu nedenlerden biri sayılmaz. Kesilme halinde süre, kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzar.[16] Kanun metni için mevzuat.gov.tr üzerindeki Türk Ceza Kanunu sayfası kullanılabilir. Soruşturma sürecinin genel işleyişi ceza soruşturması rehberinde ayrıca anlatılır.

Dolandırıcılık Soruşturmasında Süreler ve Başvuru Yerleri Nelerdir?

Aşama Süre Başvuru Yeri
Temel dolandırıcılık için suç duyurusu Şikayet süresi yok, zamanaşımı sekiz yıl Başsavcılık veya kolluk
Alacak tahsili için hile (m.159) Fiili ve faili öğrenmeden altı ay Başsavcılık veya kolluk
Uzlaştırma teklifi Tekliften itibaren yedi gün Uzlaştırmacı
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı Tebliğden itibaren iki hafta Sulh ceza hakimliği
Davaya katılma Hüküm verilinceye kadar Davaya bakan mahkeme
İstinaf Gerekçeli hükmün tebliğinden iki hafta Hükmü veren mahkeme
Temyiz Gerekçeli hükmün tebliğinden iki hafta Hükmü veren mahkeme

Uzlaştırma teklifine verilecek cevap için yedi gün tanınır, cevap gelmezse teklif reddedilmiş sayılır.[17] Kovuşturmaya yer olmadığı kararına, kararın suçtan zarar görene tebliğinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilir.[18]

Mağdur, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduğunu bildirip davaya katılabilir.[19] İstinaf ve temyiz süreleri hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten başlar.[20] Tebligat zarfındaki tarih saklanmalıdır. Temyiz her hükme açık değildir ve sınırlar ayrıca kontrol edilir.[21] Hazırlık için istinaf dilekçesi örneği incelenebilir.

Hangi hükme karşı hangi kanun yoluna ve ne kadar sürede başvurulacağı ceza davasında istinaf ve temyiz süreleri yazısında ele alınır.

Başsavcılık kovuşturmaya yer olmadığına karar verirse itiraz süresi tebliğle başlar. Dava açılırsa mağdurun katılma isteğini erken bildirmesi yerindedir, katılma isteminin uygun olup olmadığına ise mahkeme karar verir.[22] Hüküm çıktığında iki haftalık kanun yolu süresi devreye girer.

Uzlaştırma ve Etkin Pişmanlık Dolandırıcılıkta Neyi Değiştirir?

Temel dolandırıcılık uzlaştırma kapsamındadır, nitelikli dolandırıcılık bu listede yer almaz.[23] Uzlaşma sonucunda şüpheli edimini peşin yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.[24] Dava açılmışsa mahkeme davanın düşmesine karar verir.[25]

Etkin pişmanlık ayrı bir kurumdur. Kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık gösterilerek zarar aynen iade edilir ya da tamamen tazmin edilirse cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Kovuşturma başladıktan sonra, hüküm verilmeden önce yapılırsa indirim yarısına kadardır.[26] Zarar kısmen giderilmişse mağdurun rızası da aranır.[27]

Bu iki yol cezai sonucu etkiler. Hukuk davası ayrı bir yoldur. Kamu davasının düşmesi, uğranılan zararın tazmini için açılan şahsi hak davasını etkilemez.[28] Şikayete bağlı hallerde şikayetten vazgeçilirken şahsi haklardan da vazgeçildiği ayrıca açıklanmışsa hukuk davası açılamaz.[29]

Banka Görevlisi, İlan Sitesi ve Alacak Davası Örneklerinde Dolandırıcılık Nasıl Nitelendirilir?

Telefonda banka görevlisi. Arayan kişi kendini banka çalışanı olarak tanıtıp havale yaptırmıştır. Olay nitelikli dolandırıcılık bendine uyabilir. Bu durumda alt sınır dört yıldır ve uzlaştırma yoluna gidilmez.

İnternet ilanı. Satış sitesindeki ilan üzerinden ürün için havale yaptırılmış, satıcıya ulaşılamamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu böyle bir dosyada eylemi nitelikli dolandırıcılık saymış, bilişim sisteminin araç olarak kullanılması (m.158/1-f) ile basın ve yayın araçlarının kolaylığından yararlanma (m.158/1-g) hallerinin birlikte oluştuğunu ve daha ağır cezalı olan (f) bendinden hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir.[30] Bu durumda hapis cezasının alt sınırı dört yıldır ve uzlaştırma yoluna gidilmez. Karar belirli bir dosyaya ilişkindir, her olay kendi delilleriyle ayrıca değerlendirilir.

Alacak tahsili. Bir borç nedeniyle karşı tarafı hile ile ödemeye yönlendiren kişi bakımından m.159 gündeme gelebilir. Burada şikayet şarttır ve altı aylık süre işler. Süre kaçırılırsa soruşturma yapılamaz.

Üç durumun ortak noktası süredir. Telefon gelir gelmez bankaya, ardından savcılığa gidilmesi delil kaybını azaltır. Aksi halde kayıtlar silinir ya da hesap hareketleri belirsizleşir.

Hesabını başkasına kullandıran kişinin durumu yasa dışı bahis soruşturması ve hesap blokesi yazısında anlatılır.

Bankanın Araç Sayılması Dolandırıcılık Cezasını Nasıl Etkiler?

Banka ya da kredi kurumunun araç sayılması ceza aralığını ve uzlaştırma ihtimalini birlikte değiştirir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, Ceza Genel Kurulu kararlarındaki ölçütü aktararak beraat hükümlerini bozduğu bir dosyada bu ayrımı şöyle açıklamıştır.

“banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken banka veya diğer kredi kurumunun mutad faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerinden yararlanılması ya da banka ve kredi kurumlarının mutad faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılması gerekmektedir.”
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E.2017/32095, K.2021/2894, 11.03.2021 (beraat hükümlerinin bozulması, oybirliği)

Dairenin ele aldığı dosyada sahte banka belgeleri menfaat sağlandıktan sonra kullanılmıştı. Daire bankanın aracı kılınmadığını belirtti, eylemi temel dolandırıcılık olarak niteledi ve mahkemenin verdiği beraat hükümlerini bozdu. Karar tek bir dosyanın delillerine dayanır. Başka olaylarda sonuç farklı çıkabilir.

Dolandırıcılık Şikayetinde ve İfade Sürecinde Yapılmaması Gerekenler Nelerdir?

  • Mesajlar, dekontlar ve arama kayıtları silinmez. Telefon sıfırlanmaz.
  • Karşı tarafın “iade için ek ödeme” istemesine rağmen para gönderilmez.
  • Suç duyurusu “dolandırıldım” cümlesiyle sınırlı bırakılmaz. Tarih, tutar ve hesap bilgisi yazılır.
  • Tebliğ edilen karar elde tutulur, sürenin başladığı gün zarfla birlikte kaydedilir.
  • İfadeye çağrılan kişi çağrıyı görmezden gelmez ve belgesiz beyanda bulunmaz.
  • Hesabını ya da kartını başkasına kullandıran kişi bunun cezasız kalacağını varsaymaz. Yarı oranında indirim yalnız kanundaki şartlar oluşmuşsa gündeme gelir.

Her dosya kendi delillerine göre değerlendirilir. Bu yazı genel bilgi verir ve sonuç hakkında kesin bir değerlendirme yapmaz. Olay karmaşıksa avukata danışma sayfasından başvurulabilir.

Dolandırıcılık Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Dolandırıcılık suçunda şikayet süresi kaç aydır?

Temel dolandırıcılık şikayete bağlı olmadığı için altı aylık şikayet süresi aranmaz. Altı ay yalnız şikayete bağlı suçlarda, örneğin alacak tahsili amacıyla işlenen dolandırıcılıkta (m.159) işler. Temel suçta asıl sınır sekiz yıllık dava zamanaşımıdır.

Dolandırıcılıktan şikayetçi olduktan sonra vazgeçilebilir mi?

Temel dolandırıcılıkta şikayetten vazgeçme davayı kendiliğinden düşürmez, çünkü suç şikayete bağlı değildir. Uzlaşma ve etkin pişmanlık hükümleri ayrıca değerlendirilir. Şikayete bağlı hallerde vazgeçme davanın düşmesine yol açabilir.

Dolandırıcılık suçu uzlaştırmaya tabi midir?

Temel dolandırıcılık (m.157) uzlaştırma kapsamındadır. Nitelikli dolandırıcılık (m.158) bu kapsamda sayılmamıştır. Ödemenin internet satış sitesindeki ilanla ya da banka çalışanı gibi görünülerek yaptırıldığı olaylarda nitelikli hal gündeme gelebilir. Hangi maddenin uygulanacağı dosyadaki delillere bağlıdır.

Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı ne zamana kadar itiraz edilir?

Karar suçtan zarar görene tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine itiraz edilir. İtiraz dilekçesinde kamu davasını gerektiren olaylar ve deliller belirtilir.

Hesabını başkasına kullandıran kişi cezalandırılır mı?

Fiil dolandırıcılığa iştirak sayılabilir. 2026’da eklenen fıkraya göre, haksız menfaat sağlamak amacıyla ödeme aracı veya hesap bilgisini vermekle sınırlı kalan iştirakte ceza yarı oranında indirilir. İndirim suçun kendisini ortadan kaldırmaz.

Dolandırıcılık nedeniyle uğranılan zarar hukuk davasıyla istenebilir mi?

Evet. Kamu davasının düşmesi, zararın tazmini için açılan şahsi hak davasını etkilemez. Yalnız şikayetten vazgeçilirken şahsi haklardan da vazgeçildiği ayrıca açıklanmışsa hukuk davası açılamaz. Ceza dosyasındaki kayıtlar bu davada da delil olarak kullanılabilir.

Kaynaklar

  1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158/1 ve m.158/5. ↩
  2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.149/1. ↩
  3. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.147/1 (e) bendi. ↩
  4. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158/6. ↩
  5. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.157/1. ↩
  6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158/1 (f) ve (l) bentleri. ↩
  7. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158/1 son cümle. ↩
  8. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158/3. ↩
  9. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158/4 (7589 sayılı Kanun m.13, Resmi Gazete 31.07.2026). ↩
  10. 7589 sayılı Kanun geçici m.1/6 ve geçici m.1/7. ↩
  11. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.159. ↩
  12. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/1 ve m.73/2. ↩
  13. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.167. ↩
  14. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66/1 (e) ve m.66/4. ↩
  15. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66/1 (d), m.66/3 ve m.66/4. ↩
  16. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.67/2 ve m.67/4. ↩
  17. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/4. ↩
  18. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/1. ↩
  19. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.237/1. ↩
  20. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.273/1 ve m.291/1. ↩
  21. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.286. ↩
  22. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.238/3. ↩
  23. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/1 (b) bendi, 8 numaralı alt bent. ↩
  24. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253/19. ↩
  25. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.254/2. ↩
  26. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.168/1 ve m.168/2. ↩
  27. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.168/4. ↩
  28. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.74/2. ↩
  29. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/7. ↩
  30. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2018/51, K.2021/68, 02.03.2021 (direnme hükmünün bozulması, oybirliği). ↩