Salı günü Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından bir karar tebliğ edildi. Üzerinde “kovuşturmaya yer olmadığına” yazıyor. Aylar önce yapılan suç duyurusu böyle sonuçlandı. İtiraz için iki hafta vardır ve süre, tebliğ gününün iki hafta sonraki aynı adlı gününde mesai saati bitiminde dolar.
Başka bir okurun elinde henüz karar yok. Hakaret içeren bir mesajı ve göndereni bugün öğrendi, bu yüzden şikayet süresi sayılmaya başladı. İki durumda da saat işliyor, ama süreler, makamlar ve sonuçlar farklı. Aşağıda yol, tarih sırasına göre anlatılıyor.
Suç Duyurusu ile Şikayet Arasındaki Fark Nedir?
Suç duyurusu, bir suçun işlendiğini yetkili makama bildirmektir ve herkes yapabilir. Şikayet ise suçtan zarar gören kişinin, failin soruşturulmasını ve cezalandırılmasını istediğini açıkça söylemesidir. Fark pratikte önemlidir. Şikayete bağlı bir suçta şikayet olmadan soruşturma yapılamaz ve şikayetin süresi vardır. Re’sen soruşturulan suçlarda ise ihbar için ayrı bir süre yoktur, yalnız zamanaşımı işler.
Başvuru yolu Ceza Muhakemesi Kanunu m.158’de yazılıdır. İhbar veya şikayet Cumhuriyet başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapılır. Valiliğe, kaymakamlığa veya mahkemeye verilen dilekçe başsavcılığa gönderilir. Başvuru yazılı olabilir, sözlü anlatım da tutanağa geçirilerek kabul edilir.[1] Maddede sayılan makamlar arasında CİMER yoktur. Tarihi ve içeriği belgelemek için başsavcılığa verilen dilekçe ya da tutanak esas alınmalıdır. Kanunlarda gösterilen istisnalar saklı kalmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imzayla UYAP üzerinden incelenebilir ve ceza muhakemesi işlemleri elektronik ortamda yapılabilir.[2]
Soyut ve genel nitelikteki ihbarlar için kanun ayrı bir sonuç öngörür. Fiilin suç oluşturmadığı araştırma gerekmeden anlaşılıyorsa soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir ve şikayet edilene şüpheli sıfatı verilmez.[3] Dilekçenin nasıl kurulacağı suç duyurusu dilekçesi örneği sayfasında anlatılıyor.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Tebliğ Edildiğinde İlk Bakılacak Üç Şey Nedir?
Halk arasında takipsizlik denen karar, kanunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karardır. Savcı, kamu davası için yeterli şüphe oluşturacak delil bulamazsa ya da kovuşturma olanağı yoksa bu kararı verir.[4] Tebliğ elinize geçtiğinde önce aşağıdaki üç noktaya bakılır.
- Tebliğ tarihi. İtiraz süresi kararın yazıldığı günden değil, kendisine tebliğ edildiği günden işler. Zarfın, tebliğ mazbatasının veya UYAP bildiriminin tarihi kayda alınır.
- Kararın türü. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı farklı maddelere dayanır. Gerekçe bölümü hangisi olduğunu gösterir.
- Karardaki itiraz bilgisi. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Bu bilgi eksikse süreyi kendiniz hesaplamak yerine kanundaki süre esas alınmalı ve vakit kaybedilmemelidir.[4]
Karar, ceza soruşturmasını bütünüyle ve geri dönülmez biçimde kapatmaz. Yeni delil çıkarsa ve sulh ceza hakimliği de uygun bulursa aynı fiilden kamu davası açılabilir.[5] Soruşturma evresinin genel işleyişi ceza soruşturması nedir yazısında yer alıyor.
Şikayet ve İtiraz Süreleri Ne Zaman Başlar, Kime Yapılır?
| Durum | Süre ve Başlangıç | Başvuru Yeri |
|---|---|---|
| Şikayete bağlı suç işlendi | Altı ay, fiilin ve failin öğrenildiği günden | Başsavcılık veya kolluk |
| Şikayete bağlı hakaret | Altı ay, her halde fiilden itibaren en çok iki yıl | Başsavcılık veya kolluk |
| Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tebliğ edildi | İki hafta, tebliğ tarihinden | Sulh ceza hakimliği |
| Soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildi | İki hafta, 173. maddedeki usule göre | Sulh ceza hakimliği |
| Dava açılması ertelendi | 173. maddeye göre itiraz | Sulh ceza hakimliği |
| Davaya katılma isteği | İlk derece yargılamasında hüküm verilinceye kadar | Davaya bakan mahkeme |
| İtiraz süresi kusursuz kaçırıldı | Engelin kalkmasından itibaren iki hafta | Süreye uyulsaydı işlemi yapacak merci |
Tablodaki iki haftalık süre eskiden onbeş gündü. Ceza Muhakemesi Kanunu m.173 ile ilgili değişiklik 7499 sayılı Kanunla yapıldı ve 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girdi. Süre iki hafta oldu. Eski dilekçe örneklerinde ya da kitaplarda geçen onbeş gün ifadesi güncel değildir.[6] Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı da suçtan zarar gören veya şüpheli aynı maddedeki usule göre itiraz edebilir.[7]
Süre hafta olarak belirlenmişse tebligatın yapıldığı günün, son haftada adı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Salı günü yapılan tebliğ için süre, iki hafta sonraki Salı günü mesai bitiminde dolar. Son gün tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.[8] Kusuru olmaksızın süreyi geçiren kişi eski hale getirme isteminde bulunabilir.[9] Kamu davası açıldıktan sonra mağdur ve suçtan zarar gören, şikayetçi olduklarını bildirerek davaya katılabilir.[10]
Takipsizlik Kararına İtiraz Sulh Ceza Hakimliğinde Nasıl İncelenir?
İtiraz hakkı suçtan zarar görene aittir. Dilekçe, kararı veren savcının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine yöneltilir. Dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller gösterilir.[11] Yalnızca kararın hatalı olduğunu söylemek yetmez. Hangi delilin neden yeterli şüphe doğurduğu somut olarak yazılmalıdır.
Hakimlik soruşturmanın genişletilmesini gerekli görürse bunu açıkça belirterek başsavcılıktan talepte bulunabilir. Dava açılması için yeterli neden yoksa istemi gerekçeli olarak reddeder, itiraz edeni giderleri itiraz edene yükler ve dosyayı savcıya gönderir. İstemi yerinde bulursa savcı iddianame düzenler.[12] İtiraz reddedilirse aynı fiilden kamu davası açılabilmesi için yine yeni delil gerekir.[13] Dava açılır ve hüküm verilirse sonraki aşama ceza mahkemesi kararına istinaf yoludur.
Şikayet Süresi Geçerse veya Zamanaşımı Dolarsa Ne Olur?
Şikayete bağlı bir suçta yetkili kişi altı ay içinde şikayette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Şikayet hakkı olan birkaç kişiden biri süreyi geçirirse diğerlerinin hakları düşmez.[14] Şikayete bağlı hakaret suçunda ayrıca bir üst sınır vardır. Şikayet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.[15]
Şikayet süresi içinde yapılsa bile zamanaşımı ayrı işler. Dava zamanaşımı, suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda süre sekiz yıldır. Tamamlanmış suçta zamanaşımı suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçta son hareketin yapıldığı günden başlar.[16] Teşebbüs konusu suça teşebbüs yazısında ayrıca ele alınıyor.
Suç duyurusunun kendisi zamanaşımını kesmez. Kanundaki kesme nedenleri şunlardır. Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi ve sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkumiyet kararı verilmesi.[17] Kesilme halinde zamanaşımı süresi, suça ilişkin kanundaki sürenin en fazla yarısına kadar uzar.[18]
Sürelerin güncel metni Türk Ceza Kanunu üzerinden kontrol edilebilir.
Süre ve Başvuru Yolunda Üç Örnek Durum Nasıl Okunur?
Faili Belli Olmayan Mesaj Şikayeti
Hakaret içeren mesajlar isimsiz bir hesaptan geliyor. Şikayet süresi, fiilin öğrenildiği günle birlikte failin kim olduğunun öğrenildiği günü de arar. Hesabın sahibi sonradan tespit edilirse altı ay bu günden sayılır. Yine de hakarette fiilden itibaren iki yıllık üst sınır işler.
Mesaj yoluyla işlenen hakaret ve tehdit için süre ve başvuru yolu hakaret ve tehdit suçu yazısında anlatılır.
Yeni Delille Kapanan Dosyanın Yeniden Açılması
İtiraz süresi geçti ve karar kesinleşti. Aradan zaman geçtikten sonra ses kaydı ya da yazışma gibi yeni bir delil ortaya çıkıyor. Bu durumda kamu davasının açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturan yeni delil gerekir ve sulh ceza hakimliğinin de karar vermesi aranır.[5] Delilin dosyada olmayan yeni bir delil olduğu başvuruda açıkça gösterilmelidir.
Şikayetten Vazgeçme ve Sonuçları
Şikayete bağlı bir suçta taraflar anlaştı ve mağdur şikayetinden vazgeçmek istiyor. Kanunda aksi yazılmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi kamu davasını düşürür. Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar. Kanunda aksi yazılmadıkça, vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bundan etkilenmez.[19]
Mağdur vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklarsa sonradan hukuk mahkemesinde dava açamaz.[20] Bu nedenle vazgeçme dilekçesi imzalanmadan önce tazminat hakkı da düşünülmelidir.
Yargıtay Şikayet Süresini Nasıl Değerlendiriyor?
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, şikayete bağlı bedelsiz senedi kullanma suçunda süreyi borçlunun ödeme emrini tebliğ aldığı günden saymış ve altı ay geçtikten sonra yapılan şikayeti süresinde kabul etmemiştir. Daire, şikayetin süresinde yapılıp yapılmadığını bir yargılama şartı olarak ele almıştır.
“şikayetin süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının yargılama şartı olarak kabul edildiği”
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E.2019/10090, K.2020/1056, 28.01.2020 (hükmün düzeltilerek onanması, oybirliği)
Karar, şikayete bağlı bir suçta sürenin kaçırılmasının davayı doğrudan düşürdüğünü gösterir. Her olay kendi delillerine ve tarihlerine göre değerlendirilir. Bu karar başka bir dosyanın sonucunu belirlemez.
Suç Duyurusunda ve İtirazda Hangi Hatalar Hak Kaybına Yol Açar?
- Tebliğ tarihini belgelemeden ve süre hesaplamadan beklemek. Süre iki haftadır ve tebliğ gününün iki hafta sonraki aynı adlı gününde biter.
- İtiraz süresini eski kitaplardaki onbeş gün sanmak. Güncel süre iki haftadır.
- İtiraz dilekçesine olay ve delil yazmamak. Dilekçede bu iki unsur belirtilmek zorundadır.
- Şikayete bağlı suçta failin ve fiilin öğrenildiği tarihi kaydetmeden bekletmek. Altı ay sona erdiğinde soruşturma yapılamaz.
- Başvuruyu yalnızca CİMER veya benzeri bir kanaldan yapıp başsavcılığa ulaştığını kontrol etmemek.
- İşlenmediğini bildiği halde birine suç isnat etmek. Bu davranış iftira suçunu oluşturabilir ve bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörür.[21]
Suç Duyurusu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Suç duyurusu için avukat tutmak zorunlu mu?
Hayır. İhbar veya şikayet yazılı yapılabilir, sözlü anlatım da tutanağa geçirilerek kabul edilir. Dilekçenin eksiksiz kurulması için hukuki destek alınabilir.
Takipsizlik kararına karşı itiraz süresi kaç gündür?
Süre iki haftadır ve kararın suçtan zarar görene tebliğ edildiği günün iki hafta sonraki aynı adlı gününde mesai saati bitiminde dolar. Eski metinlerdeki onbeş gün ifadesi, 1 Haziran 2024’te yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun değişikliğiyle değişmiştir.
Şikayet süresi geçtikten sonra ne yapılabilir?
Şikayete bağlı suçlarda altı aylık süre geçtiyse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Suç şikayete bağlı değilse süre sınırı yoktur, yalnız dava zamanaşımı işler. Hangi gruba girdiği suçun kanundaki tanımına bakılarak belirlenir.
Ceza davalarında arabuluculuk dava şartı mıdır?
Hayır. Arabulucuya başvurmanın dava şartı olması, kanunda sayılan özel hukuk uyuşmazlıklarına özgüdür. İşçi veya işveren alacağı, tazminatı ve işe iade talepleri (7036 sayılı Kanun m.3/1) bunlardan biridir. Ceza yargılamasında dava şartı yoktur, uzlaştırma ise Ceza Muhakemesi Kanunu m.253’te düzenlenen ayrı bir kurumdur.
İtiraz reddedilirse aynı olay için yeniden başvurulabilir mi?
Aynı fiilden kamu davasının açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturan yeni bir delil gerekir ve sulh ceza hakimliğinin de karar vermesi aranır.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158/1, 158/2 ve 158/5. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.38/A/2. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158/6. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.172/1. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.172/2. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/1 (7499 sayılı Kanun m.37 ile değişik), m.268/1 ve m.41/1. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.171/2. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.39/2 ve m.39/4. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.40/1 ve m.41/1. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.237/1. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/1 ve m.173/2. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/3 ve m.173/4. ↩
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173/6 ve m.172/2. ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/1, 73/2 ve 73/3. ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/2 (7531 sayılı Kanun m.14 ile eklenen cümle). ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66/1, 66/4 ve 66/6. ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.67/2. ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.67/4. ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/4, 73/5 ve 73/6. ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/7. ↩
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.267/1. ↩